ÇOĞUL BEBELERE UYKU TÜYOLARI

10954062_459992424147988_1519103893_n

Sevgili çok çocuk anası arkadaşlarım (bilhassa çoğul çocuklu)(Ama pek tabi ki tek çocuk annelerini de gayet ilgilendirir),

Hepimizin –istisnasız– en önemli derdimiz UYKU diiiiiğğğ mi? Önce bu konuda anlaşalım. Çocukların uykusuzluğu olur, geç yatması, erken kalkması olur, öğle uykusu uyumaması olur, kardeşcağızını uyandırması olur, gece zırt pırt uyanması olur, sabaha pörtlek pörtlek uyanıyor oluşumuz oluuur… Hepsi bu ‘uyku derdi’ ne dahil yani.

Bu konuda kimse kimsenin (hatta kendinin bile) hayatına sihirli değnekle dokunamaz, her çocuk şahsına münhasırdır, insanın kendi evladını bile çözebilmesine 40-50 yıl yetmezken, başka çocuklar için kesin çözümler sunabilmek imkansız. Ama belki birimizin tutturduğu bir yol, diğeri için hayat kurtarıcı öğeler içerebilir, kafalarda “piinnnkkkk!!!” diye bi ampulun parlamasına neden olabilir diye (ampul kelimesi şahsileştirilmeyeydi iyiydi, benzetmemden soğudum :/) şahsi tecrübelerimi buraya dökmek istedim. Aslında Dr. Tomris Cesuroğlu’nun akıl etmesi ve tavsiyesi oldu bu, benim aklıma gelmezdi zira.

Benim çocuklarım şimdi 3 buçuk yaşa doğru yol alıyorlar. Öğle uykusu sürecinin muhtemel son demleri. Ben bu yazımda hem öğle, hem akşam uykusu için önemli kabul ettiklerimi madde madde sıralayacağım. Buradaki tavsiyeler daha çok 1-1,5 yaş üstü çocukların ailelerini ilgilendirir nitelikte, daha küçük bebekleriniz için bu maddeler yetersiz ya da yararsız olabilir(olmaya da bilir,) baştan belirtmiş olalım…

  • Öncelikle yapacaginiz sey bir RUTİN olusturmak. Sadece uyku için değil, her şey için. Havaya sokmak yani esas mesele. Bizim evde her durum “Bir sey zamaniiiiiiii!” dir. “Cocuklaaaar simdi ne zamaniiii, yemek zamaaaaniiiiii!”, “cizgifilm zamaniiiii” , “park zamaniiii”… boylece o seyin zamanı geldiğinde ya da bittiğinde hayal kırıklığı ve itirazlar da minimum oluyor, “Televizyon zamani bitti annecim, artik kapatmak zorundayız” da olduğu gibi.

 

  • RUTİN neydi, rutin emekti 😛 Her kadın ana oluşuyla birlikte evinde bu rutin denen yaratığı da beslemeye başlar, başlamak zorundadır, bu kadar ayrılmaz parçamız olmalı bu meret bizim.

 

  • Uyku için rutini en basit şekilde şöyle anlatabiliriz: Uyku zamanini kanıksatmak icin zincirleme bir durum olusturun. 10 dakika boyunca uyku tellalligi yapin mesela, “Uyku zamaniii geldiii oyuncaklarimizi toplayaliiim, suyumuzu iceliim, hadi hadi cabuk uyku arkadasinizi alip gelin, hangi oyuncaginizla uyumak istiyosunuz cocuklar?” gibi surekli uykuya hazirlik hakkinda konusarak havaya sokun. Bazen “Hayir uyku zamani degiiiil!” diye inat ediyorlar örneğin, ben “Evet uyku zamani!!!” diye inatlasmayi surdurursem kazanamam. Onları duymazdan anlamazdan gelip konuyu degistiriyorum, o bana “Hayir uyumiycam!” diyor, ben “Hangi oyuncaginla uyumak istersin oglum? hangi battaniyeni ortelim mavi mi beyaz mi?….” gibi hedef şaşırtmalarına giriyorum. 2 yaş sendromlu çocuğa “Yemek yer misin?” yerine “Hangisini yemek istersin?” diye sorma taktigi vardir ya hani, ‘hayir’ cevabinin onune gecmek icin, o örnege benziyor. Otomatikman havaya girip “Haaayir mavi battaniye degii beyaaaz!” diye tutturuyor mesela bu kez. Uyumak istemedigini unutuyor 🙂

 

  •  Birden fazla yakın yaşlarda ya da çoğul çocuğunuz varsa, çocuk odasında uygun ortam yaratin. İlk kural, birbirlerini goremeyecekleri sekilde yerlestirin yatakları. Birbirlerini ayartmalarını ve konsantrasyonlarını bozma ihtimalini en aza indirin. Gece uykusunda oda karanlık, öğle uykusunda loş olsun. Karartma perdeleri ya da koyu renkli fon perde kullanarak bunu sağlayabilirsiniz. Ninni ya da hafif muzik calabilir fonda. Ben 2 yaşa kadarki dönemde gerekli durumlarda fon müziğini kullandım, onları odada bırakıp çıktığımda itirazlar, bağırıp çağırmalar, uykuya inat gibi durumlarda mesela. Müziğin sakinleştirici etkisi var kesinlikle.

 

  • Baktınız ki sizin onları bırakıp odadan çıkışınız büyük bir krize yol açacak, astığım astık, dediğim dedik bir yol tutturmanın alemi yok, her şey her iki tarafın da gönül rızasıyla olsun neticede 🙂 , gerekirse çıkmayın odadan, koyun yere bi yastık, uzanın ve uyuyo numarası yapın.

 

  • Zaten doğduklarından beri sürekli ağlamaya programlanmış 3 bebenin annesi olarak, ağlatmalı uyku eğitim yöntemleri bana uymadı, yapamadım, sinir sistemim kaldırmadı. Ağlayan çocuğunuzun yanına gidin, ona dokunun, başını okşayın, konuşun, etki etmezse kucağınıza alıp sakinleştirin. Ama süreyi uzatmayın. Sustuğu ve sakinleştiği anda yatağına geri bırakın. GÖZ GÖZE GELMEYİN! Bu çok önemli! Ciddiyetinizi koruyun, komik şeyler yapsa da asla gülmeyin. Dilinizde sürekli şu olsun: “Çocuklar şimdi uyku zamanı, kalkamayız, uyumak zorundayız…” Ses tonunuz sakin ve rahatlatıcı olsun.

 

  • Yatağın içinde ayağa kalktıklarında tutup yatırmayın, fiziken zorlamayın. Onları yatmaya ikna edin. Siz yatırdıkça onlar kalkacaktır. Anlamsız bir güç savaşına dönüşmesin.

 

  • Disiplini asla elden bırakmayın. Bir kaç hafta dizi/sinema kaçırmak demek, misafir kabul etmemek, misafirliğe gidememek demek de olsa (ki zaten o yaş grubu çok çocuk sahibi bir aileye akşam saatlerinde kimse misafir olmasın ve davet de etmesin mümkünse), bir kaç gece bölük pörçük bir uykuyla sabahlamak demek bile olsa kararlığınızı bozmayın.

 

  • Biraz zorladıklarında “Amaaaan be tamam uyumazsanız uyumayın!” deyip vazgeçmeyin. Çocuklarda “Yeteri kadar direnirsek yırtabiliriz, #direnkardeşim !” algısı oluşturmayın. (Ben bunu ilk ve son kez 11-12.ay civarında yapmak zorunda kalmıştım. Uyku eğitimi macerasına yeni başlamıştım, tecrübesizdim. Olası tepkileri bilmiyordum. İkisini çocuk odasına birini yatak odasına yatırdım. Biri uyumuş, diğeri uyumaya meyilliydi. Aynı odada yatan kardeşlerden biri çok direnince ve yüksek sesle ağlamaya başlayınca çaresizce kucakladığım gibi salondaki çitlerle çevrili oyun alanına bırakıp diğerlerinin yanına koştum. Diğer kardeş uyumak üzereydi ve ağlamadan huzursuzlanıp konstantrasyonu bozulabilirdi. Ben onu hallederken buradaki de oyuncaklarıyla biraz takılsın, sonra bi çaresine bakarız diye düşündüm. Diğer iki kardeşin daldığından kesin emin olduğumda oyun alanına geri koştum. Ne göreyim, benim onu oyuncakların arasına bıraktığım pozisyonda, olduğu yerde yana devrilmiş ve uyuyakalmış! 🙂 Demek ki aslında o da uykuya meyillenmiş son çırpınış ağlamalarıymış onlar. O haldeki çocuğu uyku ortamından uzaklaştırmakla hata ettiğimi biliyordum ama o an mecbur kaldım. Neyse ki kendiliğinden uyuyakalıp sürecime katkı sağlamıştı 🙂 )

 

  • Uyku arkadaşı, bu süreçte en hayat kurtarıcı öğedir bana göre. Emzik, battanite, tülbent, yumusak oyuncaklar en iyi uyku arkadaslarindandir. Cok kiymet verdikleri esyalari verebilirsiniz ellerine, uykuyla bağdastirip kolay dalmalarini saglar. Saçma sapan bir kavanoz kapağı bile olabilir bu nesne. Onun yeterince seviyor olması önemli. Bizim Bertuğ oğlan battaniye düşkünüdür (3 buçuk yaşa geldik hala değişmedi). Bebekken kundak yaptığım penye battaniyeyi yanaklarina değdirerek kapatirdim. O gün bugündür o battaniye yanagina degdigi an “Anne hadi uyku zamanııı” diye ağlar (Boyle uyku diye ağlayıp, vakitsiz zorla kendini yatirtip uyumadığı da çok olmuştur gerci ama battaniye uykuyu hatırlatıyor sonuç olarak ve dogru zamanda yatirdigimda sorunsuz ya da az sorunla dalabiliyor.) Aslında 3 çocuğum da battaniyelerini çok sever ve uykuya dalarken ona dokunmak isterler. Yaz-kış, üzerine örtülmese de battaniye yanlarında olmak zorundadır. Onun yanı sıra sevdikleri başka şeyler de beşiklerinde eşlik eder uykuya, o nesneler dönem dönem değişir, oyuncak kepçeler, bebekler, tavşanlar, lego parçaları….

 

  • En önemli madde EŞZAMANLI OLMAK. Beraber uyuyup beraber uyanacaklar. Biri uyandu ama diğer(ler)i uyuyor, olmaz. Acımak yok, uyansın o da. Kaderine küssün. Bir dahaki uyku seansında aynı zamanda uykuya geçebilmeleri için başka şansları yok. Her gün her uyku öğünü de aynı saatlerde olmalı. Bir gün 12:00 de öğle uykusu, ertesi gün 14:30 da olmaz. Bebeklerde yarım saat, daha büyük çocuklarda 1-1,5 saatlik sapmalar kabul edilebilir ama istisnai durumlarda. Alışkanlık oluşturmak için her gün aynı zaman diliminin içinde yatırmaya özen gösterin.

 

  • Geç yatırmayın nooolur! Gece anne babayla beraber yatmaya alışık olan çocuklar için başlangıçta eeeennnnnn geç 10 olsun dalış saatleri. Git gide 9’a hatta 8 buçuğa çekin. Her akşam 9 dan sonra ortalıkta uyanık bir küçük insan kalmasın.

egemenuyku

Emzirerek çocuğunu uykuya geçiren annelerden debunu bırakabilmeleri için çok soru alıyorum. Malesef bu konuda çok tecrübem yok; Ben çocuklarımdan birini 4 ay, diğerini 8 ay emzirebildim, o zamanlarda zaten uyku eğitimini henüz uygulayamamış ve gayet sıkıntılı bir hayatımız vardı. 12.ayda uygulamaya başladık biz uyku eğitimini.O sıralar hala gece beslenmesi biberon maması ile devam ediyordu ve onu bıraktırmak için de bazı hileli yöntemlere başvurup başarılı olmuştuk. Bunu daha önce şuradaki  yazıda anlatmıştım, belki birilerinin daha işine yarar 😉 Toplamda tüm taşların yerine oturması ve düzene oturması 4-5 ayı bulmuş olabilir. Ama uzun vadede rahat etmek için bu kadarcık sıkıntıya girmenin kar-zarar terazisinde lafı bile olmaz bence.

Aklima gelenler şimdilik bunlar sevgili arkadaşlarım. Her çocugun huyu suyu ve kuralların uygulanabilirliği farklıdır  unutmayin, kıyaslayip moral bozmayın, siz de kendi yöntemlerinizi yaratın. Hatta burada bizimle paylaşın.

Bol sans… 😉

 

Reklamlar

Haydi sen de bir şey söyle :)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s