3 UCU MOKLU DEĞNEK-Bölüm 1

Aslında Bölüm 1 bile değil, ‘fragman’ ya da ‘kısa jenerik’ filan demeliyiz, tuvalet eğitimi konulu aksiyonumuzun girişine.

Tuvalet eğitimi konusunda yeterli kültür ve de donanıma sahip değilim, baştan söyliyim. Bilerek hiç ilgilenmedim, okumadım, araştırmadım, hatta kasıtlı olarak kaçtım. Örneğin 2 sene önce yapılan bir tuvalet eğitimi seminerinin notlarını pek çok blogger arkadaş gerek sosyal mecrada, gerekse kendi bloglarında özetler halinde yayınladılar. Bir gün bunlara ihtiyaç duyacağımı bildiğim için sayfaları hemen favorilerime ekledim, kayıt altına aldım ama okumadım. Sıkıyor bu konu beni. (Bunda, 2,5 yıldır günde en az 6, en çok 15 kez kaka temizlemiş olmamın payı var mıdır? Evet, ihtimal dahilinde…) Bir de hali hazırda uygulama yapılacak ortam ve de denek olmayınca da çok sanal bi konu gibi geliyor aslında. Ergenlikten bahsediyormuşçasına uzak geliyordu bana bu dönem, sanki daha yılllllaaaaaar yıllaaaaar varmış gibi. Ama geldi çattı işte. (Daha vahimi de, ergenlik de bir gün gelecek!!! :/ )

Geldi çattı diyoruz tamam da, sorun orada başlıyor işte. Neye göre, kime göre geldi çattı? Yaşsa sadece baz aldığımız, evet 2,5 yaşı doldurduk aslanlar gibi. Ama bu yeterli mi yani? Hiç başka faktör yok mu bu çiş-kaka macerasının yönünü çizen?

Başka kaç tane faktör var bilmiyorum arkadaşlarım, bacılarım, kardeşlerim, teyzelerim amcalarım, ama bi tanesi beni bağlıyor, o da yeteri kadar bağlıyor yani; iki kere iki dörtse, biz bu çiş kaka serüvenine hazır değiliz arkadaş! Çocukları da bilmem ama BEN hazır değilim herşeyden önce (/önemlisi)!

2 yaşı devirdiğimizden beridir minik minik, gıdım gıdım da olsa nefesini ensemde hisseder oldum o ‘mahalle baskısı’ melanetinin! “Yaza artık halıları kaldırınca açarsın bezlerini…”, “Annen gelsin başlarsın, en doğru zaman…”, “Üçü zor olur, sen tek tek başla şimdiden…”, “Klozete aparat koyup arada kakayı yaptırsan aslında?”…

Bu yaz bu işin muhakkak halledilmesi hususunda, bilinçaltıma bilinçaltıma doğru adeta bir subliminal mesaj, adeta bir illumunaaaati!

Neyse ki, dış mihraklardan gelecek her türlü psikolojik baskı ve yaptırıma karşı önceden hazırlıklıydım da direncimi asla kaybetmedim. Tamam biraz kaybeder gibi oldum, oturup da “Yaza naaapsak?” diye azıcık düşünmedim değil. Tamam tamam, kara kara düşünüp biraz dertlendiğim doğru. Tamam yaa, aldım o klozet adaptörünü, sabahtan akşama günümüz banyoda klozet tepesinde geçti, kabul!

Ama çok şükür çabucak sıyrılmayı da bildim bu kabus akımdan! “Bebesi bezlenmeyenler kulübü”, “Bezsiz bebelerin kafası rahat anaları trendi”, “Hadi, sıra sende! hareketi” !

Nasıl başladı, nasıl oldu (olamadı) bizde bu işler, anlatayım da siz karar verin:

Baktım ki sağda solda analar hep bunları konuşmaya başlamış (benim algılarım bunları seçmiş daha doğrusu, tüküreyim şu algıda seçici beynimize). Herkesin dilinde bi çiş-kaka-çiş-kaka… Tamam, 2,5 yıldır Prima’yi, Huggies’i, efendime söyliyim,- sadece bez ve ıslak mendil değil ki, çöp torbası üreticisi bile var bu listenin içinde- hepsini 3 bebenin totosuyla yeteri kadar kalkındırdığımız, zengin ettiğimiz, bundan da isyanlara (ve iflaslara) gark olduğumuz doğru. Elbet bi sonu olmalı bu emperyalist saltanatın ve kapının önüne bidon bidon yığdığımız moklu bezler yüzünden kapıcıdan yana maruz kaldığımız kulak çınlamalarının. Biz de “Kakamız tuvalette, çişimiz tuvalette, artık kimse yapmııyyycaaak, altındaki beeezeee!” şarkısını coşkuyla söylemeyi isteriz herkes gibi elbette.

Derken çevremdeki telkinlerden çok pis gaza gelip koştum aldım bi klozet adaptörü. Nası bi heves nası bi heves! Benim bile o incikli boncuklu resimli zımbırtıya oturup o malum şarkıdan söyleyesim var yani, o derece. Sabahı zor ettim, ertesi gün heyecanla kaka saatini beklemeye koyuldum. Baktım vakit yaklaşıyor, verdim bebelere coşkuyu “Annnneeeeciiiiimmmmm! Kakanız gelince bana gelip ‘Annnee, kakaaa!’ deyin, bundan sonra tuvalete gidip yapıyoruz tamammmm mıııııı!” diye. Bunu yapmaz olaydım! Bi baktım üçü de huurrrraa ipini koparıp üstüme üstüme koşmasın mı “Annneeeee, kaaakkkaaaa!!!!” diyerekten! Oyun sandı bunu bizim zirzoplar, “hayır ben! – önce ben!” diye ayaküstü bi kaka krizi yaşandı ilkin! Aralarında en çok istekli görüneni kaptım götürdüm banyoya, klozete oturttum. Eline oyalanacakları ıvır zıvır bişeyler tutuşturdum, “Bitince bana seslen tamam mı?” deyip kapının önündeki galeyana gelmiş halkı bastırmak için geri çıktım. İçerdeki, ilk kez gördüğü bi yerde, ne yapacağını bilmez halde, sahi ne yapıyordu hiç bilmem ama kapıdakilerin derdi belliydi “O klozet ele geçirilecek!”. Sonuçta o gün hiç kimse hiçbir şey yapamadı, ‘yağmasalar da esip gürlediler’ en iyi tabirle.

Bir kere düğmeye basmış oldum ya, artık takip eden her gün, akıllara her estiğinde, her can sıkılışında, biri çıkıp “Anneee kakkaaaaa!” diye bağırdı. Sonrası bitmek bilmez banyo önü sohbetleri. İçerdeki oturur oturur bi icraat olmaz, kapıdakiler hadi biz de girelim artık diye banyo önlerine kadar dayanmış taarruzdalar, savunma birlikleri (bir ben, sadece ben, yalnızca ben, zavallı ben!) sayıca yetersiz, tecrübesiz ve de güçsüz… Kaleler yıkıldı yıkılacak… Birini güç bela çıkartırsın banyodan, aynı galeyan sil baştan başlar. Bi bakmışsın her seansta kırk dakika, bilemedin bi saat yapılamayan kakaların esiri olmuşsun, hem de sadece bir çift söz uğruna “Annee, kakaaa!”

Günler günleri kovaladı, hergünümüzün 2/3’ü tuvalette geçiyordu. Üstelik bir siftah bile yoktu. Hatta dalga geçer gibi, klozette dakiiiiiikalarca oturup, bişey yapmadığı halde “kaka bitti” diyerek kalkan bebenin 5 dakika sonra bezine mıçması da işin extra bonuslarıydı…

Baktım bu iş bana eziyetten başka bi .oka yaramıyor (mecaz değil, argo değil, küfür değil, bildiğin öz hakiki gerçek, birincil anlamda moka yaramamak) bu oyun sandıkları şeyi yavaştan unutturma taktiğine geçiş yaptım. “Anne kaka” nidalarına kulak tıkadım, olmadı müziğin sesini yükselttim, olmadı konuyu değiştirdim, onları cezbedecek bi konu ortaya atıp kenardan sıvıştım. Hatta gün geldi hiçbiri yetmedi, gözümün içine baka baka “Anneee kaka kakaaaaa!” diye beni sarsan bebeme aleni “Yap evladım bezine, büyükşehir belediyesi kimin için çalışıyor?” bile dedim.

Sonunda unutturma projem işe yaradı, haftalardır bu sebepten anne kapısını çalan yok. Sessizce bi köşede icraatlarını yerine getirdikten sonra gelip durum bildirimi yapıyorlar. “Biz kakamızı yaptık, gereği yapılsın…” kabilinden. Bazen bazen onları öyle suç üstü yakalayıp, anlık bi gaza gelmeylen “Kızııııım/oğluuuummmm, hadi tuvalete gidelim miiiii?” diye şirinlik yapasım tutsa da, analarının tutarsızlıkları yüzünden kakanın layık olduğu yer konusunda karmaşa yaşayan bebelerim, bu teklifi derhal reddedip hızla kaçmayı yeğliyorlar. Ben de peşlerine düşmüyorum ne yalan söyliyim, bu konuda nefes tüketesim hiç yok henüz.

Ama tabi bu fütursuzca yapılan çişleri, kakaları da bekleyen bir sürpriz vardı elbette; yaz tatili için koca valiziyle ufukta görünen annaaaane! Annane-babaanneler bu işler içindir bilirsiniz. Hangi işler? Yok yoook, çocukları tuvalete alıştırma işi değil, o işten kaytaran anneye ayar verme işinden bahsediyorum. Geldiği günün üçüncü dakikasında vaziyetimizi sordu zaten. Ertesi sabah kahvaltıda konuyu irdeledi, öğlene doğru bir iki bebe yakalayıp tuvalete götürmeye kalktı, bebeler öğle uykusundayken “Artık vakit geldi” nutukları çekti. Ben ne yaptım ettim, hem bebelerin, hem de benim henüz buna hiç hazır olmadığımızı, zorlarsak bizi ne gibi problemlerin beklediğini filan içeren bi konferans ile onu ikna edip konuyu lehime kapadım- kapamasına ama, bugün bizim kızın uykudan uyanır uyanmaz yanıma gelip “Annee kakaaaaa!” deyişine verdiğim “Yoktur annem kaka yoktur, sana öyle gelmiştir…” cevabımı duymayaydı iyiydi… :/

(Arkası ne zaman bilinmez…)

( The next episode timing is unknown…)

tuvaletegitimi

Reklamlar

6 thoughts on “3 UCU MOKLU DEĞNEK-Bölüm 1

  1. Okurken 17 sene öncesine gittim. Esas sorun öğrendikten sonra gerçek alarmda başlıyor. Aynı anda gelen kaka ve çişler. İnatlaşıp klozetten kalkmamak diğerinin altına kaçırmasını ve utanıp avazı çıktığı kadar ağlamasını keyifle seyretmek, temizlik sonrası çıkan ve yoluşmaya varan kavgalar , dozu iki katına çıkan antideprasan ev sahibini ikna edip yatırılan kişiye özel klozetler.Ama yine de çok güzel günlerdi. Kıymetini bilmelisiniz. Şimdi Üniversite okuyorlar yurtdışı stajları eğitimleri yaz üniversiteleri …. Şimdi çoğunlukla anneeee kaka yerine anneeee paraaaa..:))

  2. semacımmm benimkler temmuzda üç yaşını dolduruyorlar bizde bir ay önce başladık tuvalete tabii öncesi senin gibiçok denedim bir günde hep vazgeçtim sana bir sır vereyim ilk önce senin tamam bitti bu iş artık bez yok demen lazım ben en son dedim tamam bu sefer öğrenecekler ilk günümün tamamı tuvalette geçti oğlan yarım günde kavradı olayı iki kere altına kaçırdı o kadar kızsa ikinci günün sonunda kavradı ve bu iş üç günde ortalama %70 hallolmuştu kaka değil de önce çişi öğretmek lazım zaten kaka günde bir bilemedin iki kere yapılan bişi 🙂 çok uzun yazdım ama umarım sana fikir vermişimdir . bu arada ben hiç lazımlık kullanmadım kız adaptorle oturuyor oğlan de yer tuvaletine gdiyor evde iki tuvalet olmasının avantajı biri oğlanın biri kızın 🙂 sevgiler semacım inşallah bu yaz atlatırsın sonrası çok rahat oluyor maddi manevi

  3. Her yazini sabirsizlikla bekliyorum ve okurken guluyor seni seviyor ve yazin bittiginde “bitti yaaa!!!” diye sitem ediyorum. Iyiki varsin Sema hep mutlu olursun insallah canim.

Haydi sen de bir şey söyle :)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s