BİR DERS…

8 Haziran 2013, Cumartesi

Bu akşam hayatımın en büyük sınavını verdim. Gülce ağlarken bir anda mosmor kesilip baygınlık geçirdi! Bi türlü kendine getiremedik. Kucagimda kızım apartman bosluguna koşup “yetisin yavrum ölüyor!” diye avaz avaz bağırdığımı, bütün binanın, tanıdığım tanımadığım herkesin eve toplandığını, ambulansı, korkudan ağlayan çocuklarımı, gözlerini tavana dikmis boş boş bakar halde baygın yatan kızımı hatırlıyorum sadece. Gerisi bulanık… Sonra öğrendik ki bu AĞLAMA NOBETİymiş. Sık raslanan bi durummus ve tehlikesizmiş. Bütün bunları öğrenene ve kızımı kanlı canlı karşımda görene kadarki o korkumu anlatmam mümkün değil. Canımdan can gitti. Allah kimseyi evladiyla sinamasin… 😦

-o-

Olayın birkaç saat sonrası, hepinizi uykuya yatırdıktan sonra ama hala yaşadığımız olayın şokundan ellerim kollarım titrerken, instagramda bunları yazmışım. Bu olayı blogta anlatmaya bir türlü fırsatım olmadı. Hatta belki de kaçtım bilmiyorum. Sıkıcı, üzücü, iç ezici şeylerin haberini vermek, ilerde siz bu sayfaları okuduğunuzda hiçbir yazıda yüzünüz düşmesin, hüzünlenmeyin, üzülmeyin, hatta belki vicdan azabı çekmeyin diye yaşanan tatsız anıları yazmaktan kaçınıyorum (ne kadar becerebiliyorum, bilmem). Her günümüz malesef yazılardaki gibi eğlence dolu, traji-komik bir film tadında geçmiyor. Huysuzluklarınız, zorluklarınız yüzünden gün içinde kim bilir kaç kez küsüp barışıyoruz. Yanlışlar yapıyorum. Pişman oluyorum… Can sıkıcı anlarımız pek çok. Ama kaydedilmesi hoşuma gitmiyor. Geriye dönüp baktığımızda sadece keyifli anıları izleyelim istiyorum. Bu olay da üzerinde durmak istemediğim kötü anılardan biriydi aslında. Yazmayacaktım. Zaten üzerinden 1 ay geçti. Ama sonra fikrimi değiştirdim, anlatmak istedim. Aslında çocuklarım, size anlatmaktan çok, belleğime iyice kazımak istedim. Gözümün önüne habire çıkması için, unutulmasına izin vermemek için. Neden ki?

Bazen birlikte yaşadığımız bu zor hayat beni öyle ele geçiriyor, öyle daralıp bunalıyorum ki, dört duvar arasına mahkum edilmiş hissettiğim anlar öyle sık oluyor ki ve öyle sık şikayetler etmeye, “bıktım bu hayattan!” demeye başladım ki… Beni terbiye etsin diye bu olayı hiç unutmak istemiyorum.

Karıştırılan çekmecelerin, bozulan elektronik eşyaların, kırılan bardakların, yırtılan kitapların, tükenmez kalemle imzalanan en sevgili eşyaların, kıyafetlerin, darmadağın edilen odaların, balkondan aşağı fırlatılan mandalların, süpürgelerin, terliklerin, toprağı dökülen-yenen saksıların, çizik çizik olmuş sehpaların, kemirilen deri sandalyelerin, sütlerin/meyve sularının boca edildiği halıların, önce oyuncaklarla delinen, sonra da parmaklarla itinayla oyulan duvarların, tv deki parmak izlerinin ve şimdi sayamadığım, hatırlamadığım, hatırlasam bir saymaya üşendiğim yüzlerce binlerce vukuatınızın hiç mi hiç önemi yok;’ BİR EVLAT ACISI’NIN DEĞİL, O İHTİMALİN SADECE AMA SADECE KORKUSUNUN YANINDA...

(Saçımı başımı dağıtmış bağrındığım, şikayetler ettiğim her an(muhtemelen ilki yarın sabah olur) bu yazım bana hatırlatılsın…)

(NOT: Merak edenler için, Gülce olayın sonrasında detaylı araştırma için hastaneye götürüldü, tahliller yapıldı. İlaçlara rağmen uyutulamadığı için EEG’si çekilemedi. Tahliller de D vitamini eksikliğinden başka birşey çıkmadı. Basit bir katılma nöbeti olduğuna karar verildi. Şimdilik.

Çok şükür…)

f0ff45e0c57611e2bb5822000a9e060e_7

Reklamlar

19 thoughts on “BİR DERS…

    • Çok teşekkürler. Bir daha tekrarı olmadı çok şükür. İlk defa böyle birşeyle karşılaşınca insan ne yapacağını bilemiyor, çaresizlik çok kötü..

  1. Ah gulciko ah bir evin tek kizi o zaman 3 gun aglatmistin bu aglak teyzeni sen upuzun bir omur gul guzel kizim.

      • Benim oğlum ilk kez 10 aylıkken yapmıştı böyle birşeyi, o an tam sofradaydık o’da masada oturmuş kreker yiyordu minicik dişleriyle. Herşey çok hızlı oldu, bir an tesadüfen kafamı kaldırıp o’na baktım ve o anda 10 yaş birden yaşlandım. Oğlum mosmor olmuş bağırmaya çalışıyor ama sesi çıkmıyordu ve bir anda gözleri arkaya doğru döndü kendiside sandalyesine çöküp kaldı…eşime “ölüyor ölüyor” diye bağırmaya başladım. Eşim onu kucağına aldı ama çocuklarda nefes yolları yıkanıklığında yapılan ilk yardım hareketinin böyle küçük bir çocuğa uygun olup olmayacağını bilmediğimizden daha da panik olduk. Oturduğumuz semt çok ıssız ama komşumuz Croce Rossa’da (italyanın Kızılayı diyebiliriz) gönüllü olarak servis yapıyor…hemen dışarıya onu çağırmaya koştum ama o kadar şok oldumki komşumuzun ismini hatırlayamadım o an için ve “Yardım edin lütfen yardım edin diye bağırmaya” başlarken, içerden Kaan’ın ağıt sesi geldi. 10 dakika sonra sanki o bayılan çocuk o değilmiş gibi dans edip yine cambazlık yapmaya başlamıştı. Hemen 10-15 arkadaşı birleştirerek, kasabamızda çocuklar için solunum yolu tıkanıklığında ilk yardım kursu düzenlenmesini sağladım…ama anne yüreği değilmi, ben biliyordumki Kaan boğulma tehlikesi atlamamıştı ve eşime devamlı “Ya dilini ısırdı ya da kreker yerken parmağını, çok acıdı bence ” deyip dururken 4-5 gün sonra Kaan ilk duvarlara dayanarak ayakta durmaya çalışıyordu, bir anda eli kaydı ve ne ben ne eşim tutabildik onu, kafası tam kapının çerçevesinin köşesine vurdu ve tekrar morardı, tekrar bağırmaya çalışırken nefes alamadı, gözleri arkaya kaydı ve bayıldı…yine hepsi 20 saniye içinde oldu ama bu kez haklı olduğumu anladım. Oğlum canı yandığında bayılıyordu. Eee ne yaparsın çocuk dediğin tam yürümeyi öğrenirken düşecek kalkacak kafasını vuracak dizi soyulacak. İşte o andan itibaren Kaan ne zaman yeni bir şekilde düştü ya da canı yandıysa bayıldı. ilk zamanlar haftada 2-3 defa sonradan git gide azaldı 1-2 ayda bir defa ya oluyor ya olmuyor. Hem devlet doktoru hem özel doktorumuz, affective spasms (duygu spasmı) olarak teşhis koydu. Bu tür baygınlıklar geçiren çocuklarda demir eksikliği olabilirmiş ama bize tahlil falan tavsiye etmedikleri için yaptırmadık. Kimisi kapris yaparken baygınlık getirirmiş kendi kendine, kimiside Kaan gibi can acısını ne olduğunu bilmediğinden korktuğu için olurmuş, sonuçta 3-4 yaşına doğru kaybolan birşeymiş. Şu anda Kaan 20 aylık ve en son 2 ay önce oldu, babasıyla boğuşurken kafasını koltuğun sert bir yerine vurduğu için. Şimdi ne olduğunu bildiğim için içim rahat, tek tavsiyem çocuk ağlarken tam ağzı ve burnuna doğru üflemeniz bazen baygınlık geçirmeden nefes almasına yardımcı oluyor. 🙂
        Ayriyeten solunum yolları tıkanıklığında ilk yardım kursuna katılmanızda çok faydalı birşey olabilir, insanın içi daha ferah oluyor öyle bir tehlike yaşanması ihtimalinde ne yapacağını bildiği için. Hattâ bence hastaneden çıkmadan bu kursu tüm anne ve babalara mecburen yapılmalı diye de düşünüyorum. 😉

        Tekrar geçmiş olsun.

        • Selamlar. Bana bu uzun ve bilgilendirici yorumu yaptiginiz için çok teşekkürler. Bu olayın sizin evde böyle sık sık yaşanıyor olduğunu okumak bile tüylerimi diken diken etmeye yetti! Ne kadar zor bir durum ve ne büyük bir sorumluluk! Bir an bile yalnız bırakılamaz ki! Dün ben mutfaktayken çocuklar diğer odada anneanneleriyle idiler. Bi ara Gulce ağlamaya başladı. Ses hızla yakinlasti, mutfağa doğru koştuğunu anladım (mutfak kapısı kapalı) sonra aglama aniden kesildi. Mutfak kapısının önünde olduğunu biliyorum ya, annem ıçerde, Gulce baygınlık geçirse annemin haberi olmaz diye elimdeki herşeyi öyle bir fırlatıp, öyle bir hızla açtım ki kapıyı “kızııııııım!”diye bağırarak! Bi de baktım ki öylece dikilmis sakin sakin bana bakıyor! :)) katılma nobeti geçirdiği sanmistim oysa. Düşüncesi bile aklımı başımdan aldı. Bizde sadece bir kez yaşandı şu ana kadar. Aralarda birkaç kez olacak gibi oldu ama engelledik. Bu konuda annelere ta en başında eğitim verilmesi fikrine fena halde katiliyorum hiçbir anne böyle bir şokla sinanmasin. Size de cook geçmiş olsun, sağlıklı günler dilerim 🙂

  2. Görümcemin oğlu da çok ağladığında birden nefessiz gibi kalıp katılıyor.Acaba öyle bişey mi Gülce’nin ki?Demir eksikliğinden olabilir demiş dr.Hatta bilerek bile yapabiliyo olabilir demiş dr.Ama o çok küçükken başladı.Bende biraz araştırdım çocuklar annesini ya da kullanabileceğini düşündüğü kişilerin yanın da böyle şeyler yapabiliyomuş.En fazla 20 sn sürüyo tabi annesine ömür gibi. 😦 Geçmiş olsun bi daha da tekrarlamaz inşallah.

    • Evet bizim dr da demir eksikliginden suphelendi ama tahlillerde öyle birşey çıkmadı. Bilerek yaptığını pek sanmıyorum onun bilincinde değil henüz ve çok küçüklukten itibaren çok ağladığında nefesi kesilir. Nefesini ceviremiyor sanki birden sonra açılıyor. Ama bayılma olayı ilk kez başımıza geldi. Ha eğer çocuk bayılıyor diye her ağladığında hemen panik olunursa ve yeterki bayilmasin diye her istediği yapilirsa çocuk bunu farkedip kullaniyormuş evet…

  3. Geçmiş olsun…Çok üzüldüm okuduğumda çok…İnşallah bir daha da olmaz diyelim…Ne üzülmüşsündür kim bilir,bir tanesi kollarında öylece kalakalmışken…
    insan birden fazla çocuğu bir arada büyütürken -bana mı öyle geliyor bilemiyorum ki-birinin başına birşey gelse öbürüne de olabilirdi kabilinden çifte yaşıyor kederini de,bununla beraber mutluluklar da iki katı üç katı şükür…
    sağlıkla büyüsünler inşallah…hep gülsün yüzünüz…

    • Ah neslihancim yaşadığım korkuyu tarif etmem imkansız Allah kimseye vermesin böyle birşey! Kızım kollarimda cansiz yatıyor, basbas bağırıp kızımi sarsmaktan başka bişey gelmiyor elimden. Aklımı kacirabilirdim! 😦 şimdi hala çok ağladığında nefesi kesiliyor, korkumuzdan ne yapacağımızi şaşırıyoruz…

  4. merhaba bu ilk yorumum size ama ağlama nöbeleri benim yiğenimdede çok oluyor bayılma derecesine gelmeden nefesi gittiği ilk anlarda yüzüne üflerseniz düzelme ihtimali var deneyin derim dr. bile şaşırmıştı siz nasıl buldunuz bu yöntemi diye

  5. bence siz hem ayrı ayrı hem de birarada ailecek survivorsınız..benim, evde +1 kişi olunca bile elim ayağım karışıyor yahu ayrıca cok da coooool bir anasınız azizim, daha az panik olmanız(mümkün olduğunca) ve daha çok yazmanız dileğiyle ,sevgiler 🙂

    • Ah Gülşen, malesef hiç ama hiç cool bir ana değilim ben. Sabırsız, panik, sinirli, telaşlı vs… Dediğin gibi olabilmek için kaynaklara başvurmaya başladım bugünlerde. Zira sabrım her zamankinden daha çok sınanıyor. Survivor oldduğumuz bir gerçek 🙂 Çok teşekkürler, takipte kal lütfen, sevgiler… 🙂

Haydi sen de bir şey söyle :)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s