TEBRİKLER, DELİSİNİZ!… ^_^

…cümlesini duyacağıma kendimi programlayarak gittim bugün, hayatımın ilk psikolog deneyimime. Lisedeki stres sunumumun araştırması için kapı kapı psikolog gezmelerimi saymazsak. Filmlerdeki gibi bir koltuğa uzanıp, histerik bir konuşmayla çocukluğuma inip  çıkacağımın canlandırmasını yapıp yapıp güldük eşimle. Yaptığı ” ‘Herşey ben 5 yaşındayken komşunun kızını boğmamla başladı’ demeyi unutma tamam mı?” geyiği, terapi sırasında aklıma gelip de içten içe beni gülme krizlerine sokmayaydı iyiydi!.. 🙂

huni1

Peki böyle birşeye neden ihtiyaç duydum, bu kararı nasıl aldım?

Neden karsışına çıktığımı anlamak üzere, beni tanıma amaçlı sorular soran psikoloğumun da, üçüz annesi olduğumu öğrenir öğrenmez gözlerinde birden beliren “Hııııııııııı, tamaaaammm şimdi anladıımmmm…” bakışından da belli ki, bir çoğul çocuk annesinin terapiye ihtiyaç duyması hiç şaşılası bir netice olmasa gerek…

Hayatı çocukları tarafından ele geçirilmiş bir annenin dramını anlatmaya kalkıp ortamı germenin anlamı yok. Zaten zorlukların neler olabileceğini çocuk sahibi herkes teorik olarak tahmin edebilir, ayrıca binbir edebiyatla durumumu anlatmaya kalksam bile, pratikte bizzat içinde bulunmadan tam olarak anlamak mümkün değil nasılsa…

Velhasıl; bir buçuk yıldır içinde olduğum bu çetin şartlar yüzünden gitgide stres ve kaygılarımla başedememeye başladım. Yaklaşık 5 aydır yalnız oluşum, gönlümce bir yardımcı bulamamış olmam da trajik hayatımın tuzu biberi oldu. Öyle depresif, acınası bir halimiz falan yok; tüm zorluklara, sıkıntılara rağmen mutlu, neşeli, umutlu bir yaşamımız var. En az, çığlıkların, ağlama zırlamaların, olduğu kadar kahkahaların da sesi yükseliyor evimizden çok şükür. Ama şunu farkettim ki, son zamanlarda stresim mantığımı ele geçirir olmuş, zaman zaman çocuklara sesimi yükseltir, hemen ardından da pişmanlıktan oturup ağlar olmuşum. Tamam, tezcanlılık ve çabuk parlamak benim doğamda vardı zaten ama bunu çocuklarıma yapmamalıydım, öfke kontrolsüzlüğüm daha en başındayken önlemimi almalıydım. Yine böyle üzgün bir anımda kararımı verip ertesi gün düştüm psikolog yollarına…

İyi de ettim. rahatladım yahu! Aslında büyük birşey olmadı. Öyle mucizevi bir birşeyler öğrenmedim, hayatın sırrını falan vermedi bana. Zaten söylediği şeylerin neredeyse tamamı aslında benim çok da farkında olduğum ama uygulamayı başaramadığım şeylerdi. Konuşmanın, bir terapiden çok iki arkadaş annenin sohbeti, birbirine yakınmaları havasında bile geçtiği söylenebilir. Ama bana çok iyi geldiği kesin. İyi ki gittim…

Neyse, bu kadar ciddiyet yeter fenalık geldi, işte 45 dakikalık terapiden çıkan sonuçlar ve tavsiyelerin özeti:

  • “Depresyon belirtisi göstermiyorsun, sorunun ana kaynakları da sırasıyla yardımcının olmayışı ve fazla mükemelliyetçi ve kuralcı bir yapının olması. Katı kurallarını esnet. Mükemmeliyetçi olma. Çocuk yetiştirirken mükemmeli beklemek hata olur. Bebeklerle ilgili net planlar yapma, kendini kurma, yüksek beklentili olma.” -Çocukları uyutunca şu saatte uyansınlar, şu saatte yemeklerini yedireyim diye hesap yaptığımı söylemiştim de. Mesleki deformasyon herhalde bu da, ne yapayım? – imza: bir bilgisayar programcısı (Yani diyor ki, uykusu olan uyusun, acıkan yesin kardeşim, self servis. Kasma bu kadar, raad ol…)

(hatta: ‘Mükemmel çocuk yoktur, mükemmel anne hiç yoktur’ diye bi söz uydurdum bak şimdi.)

  • “Temizlik ve düzeni takıntı haline getirme, bırak biraz dağınık kalsın, senin evin bal dök yala olmasın zaten…” (Yani diyor ki, ‘b’ ile başlayan üç harfli iki ölçüt kelimenin arasında bi yerlerde kur dengeyi, ‘bal dök yala’ ile ‘evi .ok götürme’ düzeylerinin tam arası iyidir orda kalsın.)
  • “Sinirlendin mi, öfken tavan mı yaptı? Hemen ortam değiştirip nefes egzersizleri yap.” (Yani diyor ki, bak Ebru Şallı’ya. Kadın hergün çıkıp fuuu fuuu boşuna mı nefes tüketiyor oralarda? Dertli kadın, kocadan ayrı dertli, oğlanlardan ayrı. Ama gülücükler saçıyor bak. O zaman ne diyoruz, fuuuu, fuuuu….)
  • “Sevdiğin, sana zevk veren meşgaleler edin, kendine vakit ayır. Film, bilgisayar, örgü, el işleri vs…” (Yani diyor ki, bak Derya Baykal’a. Kadın hergün iki ters bi düz, üç haraşo, beş tırabzan boşuna mı nefes tüketiyor oralarda? Dertli kadın, kocadan ayrı dertli, kızlardan ayrı. Ama gülücükler saçıyor bak. O zaman ne diyoruz, iki ters, bi düz, iki ters, bi düz…)
  • “Haftada 1-2 gün en az yarım saat çocuksuz olarak dışarı çıkmalısın. Eşinle ya da yalnız sana kalmış. Ama kesinlikle çocuksuz.” (Yani diyor ki, bi cami avlusu olur, komşunun kapısını tıklatıp, ‘bi tutar mısın ya bişeye bakıp gelicem hemen’ olur, olmadı kocanın başına sarıp kaç. Kaç yani kısaca.)
  • “Yardımcı bulman şart!” (Yani diyor ki yardımcı bulman şart. 2 kere 2, 4 arkadaş. bu mesaj gayet net. Yardımcı sünnetti farz oldu)

(Yardımcı konusu halloldu gibi. Haftada bir gelen kızı 3-4 güne bağladım sonunda. Mayıs başında başlayacak. Muhtemelen aynı haftalara taşınma olayımız da denk gelecek. İsabet oldu yani. )

-o-

Bir terapi macerasının da böylece sonuna gelmiş bulunuyoruz. Yeterince deli değilmişim yani (Yazının başlığını reyting için öyle attığım doğrudur). Olmamışsın sen daha, şimdi git, bi ara tekrar bakarız, demeye getirdi. Bi tarih vermedi, “Gelmek istediğin zaman tekrar görüşebiliriz” dedi. Konuşma arasında ona bu blogtan da bahsetmiştim.Şimdi bu yazıyı okuduysa iki ihtimal var, ya “Bak ne güzel anlamış kız beni, aferin” deyip benimle ve kendisiyle gururla duyuyordur. Ya da hemen sekreterini arayıp karalisteye adımı ekletmiştir. Bi dahaki randevuya yeltenişimde belli olur artık… 🙂

O zaman ne diyoruz, Allah akıl sağlığımıza zeval vermesin, amin… 🙂

huni3

Reklamlar

35 thoughts on “TEBRİKLER, DELİSİNİZ!… ^_^

  1. Çooook iyi yapmışsın gitmekle…insan kendi için birşeyler yaparak bile iyi hissediyor. Şükür ki eşin böyle şeylere karşı poziitif.. benim ki psikolog terapi vs konusunda çok negatif 😦
    bakıcı dilerim uzun ömürlü olur da sen de daha iyi olursun

    • Evet ben de iyi ki gittim diyorum canım. Aaa niye ki negatif? Halk arasında deli doktoru diye adları çıkmış bir önyargı var. Ama aslında psikolojisi sapasağlam pırıl pırıl kimse yok şu hayatta, bence en az bir kez gorunmeye herkesin ihtiyacı var. Ben aslında o sinirle ilaç versin de derviş gibi dolasayim ortalikta diye psikiyatriste randevu almasını söyledim eşime. O aramış taramis bu psikoloğu bulmuş.

  2. Ben, Rüzgar iki yaşındayken depresyona girmeyi akıl etmiştim 🙂 Kocam dalga geçiyordu “Kızım en zor günlerde çelik gibiydin, bir anda fıs diye söndün” diye. Doktora gitmek iyidir iyi! Zaten bildiğin şeyleri söylese de oradaki 45 dakika iyi geliyor insana.

    • İki yaş da tam gidilmelik dönem zaten. Ondan da bahsettik tüyolar aldım, gardimi indirdim yani şimdiden :)) ulen çocuk mu büyütüyoruz savaşıyor muyuz belli değil :)))

  3. bence blogunu okuduysa seni gayet iyi anlayacaktır
    gitmekle çok iyi yapmışsın birçok anne nin akıl edemediği akıl etse bile kallkışamadığı bir işe başlamışsın. yine de senin bildiğin ama uygulamadığın şeylerin telkini gibi olmuş. çok sevindim adına. güzel haberlerini bekliyoruz. bakıcı işine daha çok sevindim. o da senin gibi zamanla alışacaktır bir hengameye. birebirken söylediğimi tekrar söylüyorum “VALLA BEN YAKIN OLSAYDIM GELİRDİM SANA YARDIMA”

    • Sağol canım arkadaşım biliyorum zaten bilmez miyim… Bakalım kız daha fazla gelecek anlastik ama sağlık sorunları var migreni var feci şekilde. Dayanabilir mi uzun süre gider mi korkularım var. Sevinmeye korkuyorum… 😦

  4. Çok çocuklu anne sendromu seninkisi bence kendimden biliyorum 🙂 hepsinin peşinde koşmaktan, onlar için endişelenmekten yorulmuş anne. Psikoloğun söylediği , önerdiği şeyleri hatta belki daha fazlasını biliyoruz da iş pratiğe gelince uygulamak çok zor. Ben terapiyi kendim gibi insanların hayatlarını okuyarak alıyorum. Yine çok keyifli bi yazıydı, teşekkürler sabah sabah terapi oldu 🙂

    • Ben de benim gibilerden güç alıyorum canım aynen. Etrafim ikiz üçüz analariyla dolu (iyi ki) 🙂 hatta bi de dördüz anası var tam ibretlik :))) psikologun söyledikleri genel olarak hepimizin bildiği şeyler evet ama -tabi ben burada çok kısa özet geçtim çok şeyler konuştuk aslında- çok iyi geldi uzman birinin ağzından net tavsiyeler almak. İş uygulayabilmede artık…

  5. güzel bacım…
    terapiye bayılırım. iyi ki gitmişsin. hem deli olmanın kötü bir tarafı yok. ben severim şahsen..

    maddelerine gelince…

    hemdert bir zat olarak, 1. ve 2. asla tutmayacak bilgin olsun. kendi karakterini değiştiremezsin. ben çözüm bulamayıp antidepresana başlayarak rahatladım.
    hafif bir ocd var bende. milleti düzelteyim derken delireyazdım, psikiyatrist ilaca başlattı. sen saaağ, ben selamet.
    diğer dördü şahane fikirler. onları mutlaka uygula.
    olmadı bi görüşelim. 🙂

    öptüm

    • Evet iki iki madde epey zorlu. Köklü bi değişim istiyor o da çok zor. Zorluyorum daha toleransli olabilmek için kendimi bakalım…
      Ocd ne ola ki cahilim bu konuda aydinlat beni??
      İlaç kullanıp kullanmamakta çok tereddüt ettim sonra da eşim psikiyatrist yerine psikoloğa randevu aldı zaten ilaç almamı onaylamadığı için. Şimdilik ilaclik bi durumum yok şükür, ama insan istiyo yine de şöyle sakin, mulayim armut gibi bi muhterem zat olup rahat edeyim diye :))

  6. En iyi terapi c çocukları cami avlusuna olmadı komsunun kapısına ( bu bölüme gülmekten karmım agrıdı ) bırakıp şöyle tek başına boş boş gezmek hatta belki oylece bi yerde tek başına oturmak, bunu mutlaka yap.hepimize kolay gelsin annelik delilik başka sebebe gerek yok :))

    • Kesinlikle Burcucum. Zaten hep derdim çocuklarimi biraz özlemek istiyorum diye. Her an dipdibeyiz fazla yüzgözüz en çok o maddeyi sevdim bu yüzden :))

    • İkiz sanırım seninkiler? Yaşlari kaç? Öfke kontrolsüzlügü gerçekten bi annenin en zorlu sınavı olsa gerek. Sonrası hep pismanlik ama o ofkenin zirve yaptığı an yok mu ah… Senin en birinci sorumluluğun çocuklardan önce kendinsin, sürekli sakin olmak için üstün çaba harcamanın lazım, anne hastaysa herkes hastadır dedi bana doktorum. Çok asabi bi insan değilim ben zaten ama bi anlık parlamalarim çocukları etkiliyor ya da zamanla etkileyecek korkusuyla gittim. İyi hissediyor insAn, bir yaptırım oluyor. Tavsiye ederim…

  7. Mrb lar suan 2.5 aylik oglum var ilk bebegim oyuzden annelige alisma surecim biraz oldu aglama kirizlerim kirkim cikasiya kadar surdu pisikiyatrise gittigimde lohusalik depresyonu dedi ilac verdi emzirdigimk biliyodu nir cok farkli doktora danistim kimisi ice bilirsin dedi ben o sureci ilacsiz atllattim .bundan birkac gun once sinir kasilmalarim basladi ve tam 48 saat uymadim kendimi hastanede buldum doktorun elinden o anlik birsey gelmedigi icin diyazemle uyutuldum ve bebegime bir gun boyunca haxir mama verildi ertesk gun bebegimde asiri gaz sancisi aglamasi hic durmadi.bu durumum uzerine esim beni tekrar psikiyatrise goturdu tekrar farkli ilaclar doktor emzirdigimi biliyor ama benim icim rshat degil ya sutumden bebegime gecip onu etkilerse yads sutumun tadi bozulup icmezse ona bi gunluk mama vermenin skintisini gordum .ama uykusuzluk problemimide atlatamiyorum ne yapmam gerek fikirlerinozi bekliyorum sevgiler

  8. Mrb lar sizlerin degerli fikirlerinizi bekliyorum 2.5 aylik oglusum var ilk bebegim buyuzden surec zor gecti aglsma krizleri falan esim beni hemen psikiyatrise goturdu doktorumuz ilac verdi o surecte emziriyodum ilaci kullsnmadan atlattim o sureci.asil sorun yeni basladi gecenlerde tam 48. Ssat hic uyumadim uyumak istedigim halde gecenin sonunda hastanede kilitlenmis bir sekilde doktorun elinden birsey gelmedigi icin diyazemle uyutuldum ve bebegime bu surecte haxir mama verildi ve ertesi gun bebegjm gaz sancidindsn hic durmadan agladi. Busurecte esimle tekrar psikiyatrise gittim farkli ilaclar emzirdigimi biliyor diger sureci ilacsiz atlattim ama bu surec beni cok zorluyor doktorum ilaclari icmezsen duzelme olmazdedi ne yspmaliyim ilaclar sutumden gecicek haliyle bebegime etkisi ne kadar olur bebegimin mamayla beslenmis durumunu gordum fikirlerinixi bekliyorum sevgiler

    • Selamlar, cevap geç oluyor kusura bakma lütfen 😦 :Umarım sorun hala devam etmiyordur. Psikologumla konuşurken, uykusuzluk ve iştahsızlık depresyonun başlıca belirtilerindendir dedi. Bende öyle bir sorun olmadı çok şükür ama tahmin edebiliyorum nasıl bir sıkıntı yaratacağını. Emzirdiğin için ilacı alamamakla iyi etmişsin diye düşünüyorum, yeni doğum yaptığımda kurdeşen dökmüştüm, kaşıntıdan ve acıdan ağladığım halde kullanmamıştım ilaçları. 1 ay o çileyi çekmeye razı geldim sırf sütüme geçmesin diye. Sana önerim bir de psikologa gitmek olabilir, belki de ilaçlarla değil, konuşarak, tavsiyeler alarak atlatabileceğin bir meseledir. Acil şifalar ve huzurlu günler diliyorum…

  9. Ben de bizimki 3 yasindayken gitmistim, anneden bagimsizlasma doneminde. Ve bir de sonradan ogrendim ki hormonal degisimler de depresif ve de agresif hallere sebep olabiliyormus. Bende Hashimoto tiroidi cikmisti. Siz tiroid hormonlariniza baktirdiniz mi hic? Gerci 2’si ikiz, 3 tane cocukla hala boyle esprili ve aydinlik yazilar yazabiliyorsaniz eminim bir sey yoktur 🙂

    • Hayııır aslında hiçbir şeye bakılmadı bende 😦 Zaten dr a değil psikologa gittim ben, konuştuk sadece. olayın özü, senin 3 tane çocuğa aşırı derecede maruz kalman, yanında yardımcın olsa yükün hafifleyecek, başka bir durum yok dedi bana. Şimdi yardımcı yeniden başladığından ve psikologun tavsiyelerine uymaya çalıştığımdan beri daha rahatım. İltifatlar için de ayrıca çok teşekkür ederim 😉 Sevgiler…

  10. Yalniz, oyle inanamisim ki ucuz annesi oldugunuza, hala birinin buyuk oldugunu hayal ediyorum 😛 Cidden bence 10 anne gucunde falan olmalisiniz :))

    • heehhehe 🙂 geçen gün yolda giderken genç bi adam çevirdi bizi, (eşime) “abi bunlar üçüz mü” diye sordu, evet deyince “üçü de mi?” dedi! :)))))))) daha başımıza ne sorular gelecek Allah bilir 🙂 Kimse inanamıyor galiba üçüz olduklarına :))))

  11. merhaba sema hanım yaklaşık olarak üç gündür sizin bloğunuzu okuyorum. baştan sona bütün yazılarınızı okudum. bazen üzüldüm ağladım bazende kahkahalarla güldüm. allah size sabır versin hakikaten çok zor bir durum. ben 1 tanesiyle başa çıkmakta zorlanıyorum bazen ve sinirleniyorum (dum) size denk gelip okuyana kadar. 🙂 şimdi o kadar sakin karşılıyorum ki yaramazlıklarını sizinkilerin yanında hiç birşey yapmıyor bizimki. tekrar allah sabır versin diyorum ve gelecek yazıları merakla bekliyorum. 🙂

    • Çok çok teşekkür ederim gerçekten çok mutlu oldum 🙂 Allah zorluğu verince sabrını ve dayanma gcünü de beraberinde veriyor demek ki. Evlat sevgisi bambaşka birşey. Bazen, sizi bu kadar sevmesem vallahi de billahi de 3 dakikadan fazla dayanmazdım diyorum :)) Çok çok teşekkürler, sevgiler 🙂

  12. gitmiş kadar oldum benimde öyle bir yapım var ara ara düşünürüm nasıl yenerim bazı huylarımı diye şöyle sakin insanlara imreniyorum şimdi birde bebekler var nasıl aşarım bu durumu çok düşündüm çok öfkeli değilim ama yinede kendime yakışmayan bir öfkem var sana verilen tavsiyelere uymaya çalışacağım sanırım benimde ihtiyacım olacak

    • Aynen ben de öyleyim Özlem. Aslında sakin, neşeli, uyumlu biriyimdir. Ama tezcanlılığımdan mıdır nedir, kafam atınca içimden canavar fırlıyo, birden bağırıp çağırıyorum, 1 dakika sonra herşey normale dönünce pşman oluyorum 😦 İyi bir tanım olmul bana yakışmayan bir öfkem var cümlesi. Evet bu tavsiyelere uyulduğu takdirde gerçekten gözle görülür bir fayda oluyor. Ama ben tüm maddelere yeterince uyamıyorum malesef. En çok da çocuksuz dışarı çıkma maddesi.Düzenli olarak fırsat bulamıyorum. Her an dipdibe olunca da tahammül sınırları zorlanıyor… 😦

  13. henüz 2,5 aylık gebe ve bu dinyağğ ile hiçbir fikri olmayan bir şaşkın olarak, kendini marstan dünyayı ve bebeleri kurtarmak için gelen süper kahramanlar olarak gören onu yap-bunu yapmacı annecikler dolayı dehşete düşmüşken, buraya düştüm! ohh be dünya varmış..:D
    çok net harikası olduğunuz kadar gerçeksiniz..sevgiler 🙂
    benim de kendime ve tüm dünyaya serzenişlerde bulunduğum bi blogum var sanırım önümüzdeki aylarda çok işime yarayacak :http://sinerjiyekoyyimbizebiseyolmasin.blogspot.com/

    • aaa-aaa hoşgeldin gülşen hoşgeldin, güzel sözlerin için de çooook teşekkürler ^_^ valla öyle anne-bebek bloglarını ben de okumuyorum hiç, çocuğu doğuran kadın doğum uzmanı,pediatrist kesiliyo başımıza anacım :))
      adı da pek merak uyandırıcı blogunun :)) iadeyi ziyarete geliyorum şimdi, aç kapıyı 🙂

      • hofffff internette mi sorun var ki, yorum ekle yorum ekle diyorum eklemiyooo! :/ o yazdığın maddelerin hepsini birer birer itinayla yapacağından emin olabilirsin diyeceğidim. (özellikle de bir plastik kaşık ve bir çamaşır ipiyle 34569890 çeşit oyun üretebilmeyi hahahahaha :))))

  14. Geri bildirim: SENDROM KAPIYI KAÇ DEFA ÇALAR? | 3 bebe 1 arada

  15. ay sen cok yasa katıla katıla gülesim var ama benim bızdık uyuyo diye içimden gülüyorum supersınız sızı tanımayı cok ısterdım rabbim evlatlarınızı size bagışlasın sevgilerle

Haydi sen de bir şey söyle :)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s