ACI-BADEM / Annelerle Sohbetler

Geçenlerde twitter’da sevgili Tüten’le Acıbadem Hastanesi hakkında konuşuyorduk. Bebelerime hamileyken acil bir durumla Acıbadem Hastanesine gidişimden ve orada başıma gelen talihsiz şeylerden bahsediyordum. Hatta bu konuşmaya başka anneler de dahil oldu. Benim yaşadıklarıma benzer, tasvip edilemez şeyler yaşayanlar vardı aralarında. Kendi aramızda eleştiriyorduk, hastanenin tutumunu, yönetimini, politikasını…

Konuşmalarda Acıbadem adını etiketlemedimiz halde, bu konuşmadan birkaç dakika sonra Acıbadem Sağlıktan bir tweet aldım. Önce, bizim konuşmamızdan nasıl haberdar olduğuna şaşırdım ama sonra eşimden öğrendim kadarıyla, ünlü firmalar için sosyal medyada takip ve araştırma yapan şirketler varmış, o şirketler sayesinde, kim onların hakkında ne demiş, ne konuşmuş, önlerine düşüyormuş. Güzel uygulama. Bizim konuşmamızı da bu sayede anında gördüler demek ki. Bana yaptıkları dönüşte konunun takibi için iletişim bilgilerimi istiyorlardı. İlk başta, “Üzerinden tam 1 yıl geçmiş ve hiçbir ispatı olmayan bu olayın ne takibi olabilir ki Allahaşkına?” deyip, tweeti görmezden gelmiştim. Ama gün içinde, o olayı hatırladıkça öfkem arttı, hiçbirşeyin geri alınamayacağını, sorumluların cezalandırılamayacığını bilsem de, en azından sessiz kalmamak adına yaşadıklarımı günyüzüne çıkarmaya karar verdim. Oturdum klavyenin başına. Öfkelendim, yazdım. Yazdıkça öfkelendim. Yazışma bittiğinde üstümden yük kalkmış gibi hissettim kendimi. Hiçbir işe yaramayacığını bildiğim halde. İşte o yazışma ve sonrasında gelişenler…

-o-

ACIBADEM:

Merhaba,

Konuyla ilgili olarak irtibat telefonunuz olmadığı için mail atıyorum .

Eğer irtibat telefonunuzu bildirebilirseniz veya konuyla ilgili bilgi verebilirseniz, yardımcı olabileceğim konular var ise yardımcı olabilmeyi arzu ederim,

Saygılarımla,

BEN:

Öncelikle ilginiz ve geri dönüşünüz için teşekkür ederim Sayın Mısırlı,

Olay geçen yılın temmuz ayında gerçekleşip, bugün sosyal paylaşımda başka annelerle bu konu hakkında konuşurken, konuşmaları gören Acıbadem İstanbul’un devreye girmesiyle yeniden gündeme gelmiştir.

İsmim Sema —. 2011 yılının temmuz ayında, Eskişehir’de misafir olarak bulunuyorken, üçüz gebeliğimle ilgili acil bir durum yaşadım ve kanamalı olarak hastaneninizin acil bölümüne başvurdum. Acildeki görevli arkadaşınız kanamalı hasta olduğumu duyduğu halde tekerlekli sandalye vs. gibi bir yardımda bulunmadan, ilgisizce beni kadın doğum polikliniklerinin bulunduğu kata yönlendirdi (gitmemi söyledi). Hastanenize ilk kez gelmem sebebiyle, uzun koridorlarda epey dolaşarak buldum söylediği yeri. Hatırlatmak isterim, kanamalı bir gebeye ilk yapılacak müdahale, hemen sırt üstü yatmasını sağlamak ve onu yormamak olmalıdır. Ancak ben o halde hiç bilmediğim bir hastane içinde dolaştırılmak durumunda bırakıldım.

İkinci şoku Kadın Doğum Polikiniklerinin bulunduğu katta yaşadım. Oradaki görevli bayana durumumu izah ettim. Acil müdahaleye tabi tutulmam gerekirken hala bekletiliyordum. Doktorumun kim olduğunu sordu bayan. Olaydan bir kaç gün önce doktorlarınızdan Fatih ÖĞÜÇ’e muayene olduğumu belirttim. Görevli bayan Fatih Bey’in şuan hastanede bulunmadığını ve beni alamayacağını söyledi. Saat 20-21 civarıydı. O saatte acil gelen bir hastayla, o hastanın kendi doktoru değil, o anda nöbetçi bulunan doktorun ilgilenmesi gerek diye biliyorum, yanılıyor muyum acaba? Kaldı ki, ben şehirde misfirim ve Fatih Bey’e sadece bir kez kontrol amaçlı gelmiştim.

Bu bekletilmeler ve haksız muamele karşısında, içinde bulunduğum psikolojik durumun da etkisiyle ses tonumu yükseltmek zorunda kaldım ve gözyaşlarımı tutamadım. Ancak bundan sonra ciddiye alınıp muayene odasına yönlendirilebildim. Ancak yine de başka muayene hastalarını beklemek zorunda kaldım. Yine bildiğim kadarıyla (yazılı kural mıdır bilmiyorum ama) diğer hastanelerde gördüğüm genel prensip, “kanamalı hastanın öncelikli” olduğudur. Uzun sayılabilecek bir süre bekletildikten sonra, nöbetçi doktor Özlem Hanım’dı (soyadını hatılamıyorum), beni muayene etti ve bir gece hastanenizde geçirdim.

Bu üzücü olayda, şansım yaver gitmeseydi, bekletilmeler ve konuşmalar biraz daha uzasaydı, ya da ben sesimi yükseltmediğim için muayene edilmeyip geri çevrilseydim, 12.haftanın içinde olduğum, yani zaten çok riskli geçirdiğim üçüz gebeliğim tehlike altına girebilir, bebeğimi/bebeklerimi kaybedebilirdim.

Gebeliğimle ilgili yaşadığım üzücü olayın etkisi ve birkaç gün içinde Eskişehir’den ayrılmam sebebiyle olayın arkasını arama fırsatı bulamadım. Şehirden ayrıldıktan sonra da, işin peşini bırakmayıp hukuki yollara başvurmayı düşündüm fakat, bana o muameleyi gösteren şahsın -o anlık telaşla- adını bile öğrenmediğimi farkedip hayıflandım. Zaten sıradışı olan gebeliğim birçok sorun ve stresle geçtiği için de olay arada, kelimenin tam anlamıyla ‘kaynadı’.

Bugün bebeklerimin üçü de hayatta ve ben yine yaz tatilini geçirmek üzere Eskişehir’deyim. Ama yaşadığım bu talihsiz olay neticesinde gerek bebeklerimin rutin kontrolleri, acil rahatsızlıkları, gerekse benim ve ailemin sağlık sorunlarında malesef tercih ettiğimiz hastane artık Acıbadem Hastanesi değil. Geçen yıl yaşanan bu trajediye şahit olan yakınlarım da elbette benimle aynı fikirde ve bilirsiniz ki böyle haberler fısıltı gazetesiyle kulaktan kulağa yayılır.

Bugün İstanbul Acıbadem yetkilisinin ilgilenmesiyle tekrar günyüzüne çıkan bu olayla, bizzat ilgilenmenizi, sorumluların uyarılmasını ve eğer o şahsın tavrı, şirket politikanızsa, politikanızı değiştirmenizi rica ediyorum. Aksi takdirde potansiyel kaybetmeye devam etme riskiyle karşı karşıyasınız…

İlginiz için teşekkür eder gerekli prosedürlerin uygulanmasını -başkalarının da benzer mağduriyetler yaşamaması adına- rica ederim…

A:

Sema Hanım Merhaba,

Süreçlerle ilgili olarak sizi Hastanemiz Başhekimi Dr. Mehmet Ali Özatik ile görüştürmeyi arzu ediyorum. Size ulaşabileceğimiz bir irtibat telefonunuz varsa paylaşmanızı rica ediyorum.

Saygılarımla,

B:

Merhaba,
Tabi görüşebiliriz, fakat önce Sayın Özatik’e yazışmamızı iletip konudan haberdar olmasını sağlarsanız mutlu olurum. Çünkü benim 3 bebekle uzun bir telefon görüşmesi yapacak vaktim olmuyor ne yazık ki…

Bana xxx  nolu telefondan ulaşabilirsiniz. İlginize teşekkür ederim…

A:

Sema Hanım Merhaba,

Yazışmalarımızı ilk gönderdiğiniz andan itibaren Başhekimimiz Doç.  Dr. Mehmet Ali Özatik ve Hastane Direktörümüz Sn. Celal Dağ ile paylaşmıştım.

Başhekimimiz sizinle telefonda görüşmeyi arzu ettiği için irtibat telefonunuzu rica ettim. Dün öğle saatlerinde sistemimizde kayıtlı olan cep telefonundan size ulaşmayı denedik, ancak kapalı olduğu için ulaşamadık.

Eğer sizin için uygun ise gün içinde saat 15.00’ten sonra verdiğiniz irtibat numarasından Başhekimimizle görüştürmeyi planlıyorum..

Saygılarımla,

B:

Tabi az önce verdiğim numaradan bana istediğiniz zaman ulaşabilirsiniz. İyi çalışmalar…

-o-

Sonra ne mi oldu?

Bu e-postalaların ardından saat 16.00’da hastaneden aradılar gerçekten. Ve başhekimi bağladılar. Buraya kadar,  gösterdikleri duyarlılık, hassasiyet, hatayı telafi çabaları beni çok etkilemişti. Kayıtsız kalmamışlardı nihayetinde ve bu gerçekten önemli olayın özrünü bir yıl sonra bile olsa dilemeye kararlıydılar. Yani ben öyle düşünmüştüm.

Ama gelin görün ki, başhekimle yaptığımız o görüşmeden, ben hiçbirşey anlamadım! Evet anlamadım. Kapatınca annemle öylece bakıştık kaldık ve söylediğim ilk cümle “Ne oldu şimdi?” oldu. Özür falan dilemedi çünkü başhekim. Üste de çıkmadı, hastanesini falan da savunmadı. Eeee, ne yaptı? Bezgin bir sesle benle muhabbet etti. Yemin edebilirim 🙂 Şunları yazarken bile hatırladıkça gülüyorum yahu! “Yaa işte personelin ihmali var… Ama tabi o personelin davranışı bizim hastanemizin polikitasının o olduğunu göstermez… Siz de haklısınız evet evet… Keşke olay olduğu zaman, hemen bize bildirseydiniz, o zaman bişey yapa… ne yapılabilirdi onu da bilmiyorum gerçi…” gibi şeyler geveleyip kapattı. Tek kelimesini bile abartmıyorum. Kapatırken de bana “Neyse, size geçmiş olsun” dedi. Olaydan ne kadar kopuk konuştuğunu anlatabildim mi? “Olay zaten geçti amcacım, yaklaşık 12 ay geçti, bebeler doğdu da bayramda elini öpmeye gelecekler” demeye kalmadan kapandı telefon…

Sonra biraz düşününce anladım ki, “Bu talihsiz olay için çok üzgünüz, bu yaşananlara sebep olan kişiler kayıtlardan bulundu ve gerekenler yapıldı, hastanemiz adına özür dileriz” gibi en düz mantık, formalite cümleyi bile kurmadan, alelade bişeyler söyleyip kapatan başhekimciğimiz, aslında ‘yukarı‘nın (Acıbadem-İstanbul’un) talimatıyla, yaptırımıyla zoraki aramıştı beni. Aramış olmak için. İlgilenmiş olmak için. “Çok ilgilendiler, taaa başhekimleri aradı” dedirtmek için. Böyle bi mantığı yemeyecek biriyle muhattap olduklarını hesaba katmayarak.

Haa, yemesem ne olacak, ne yapabilirim, kendimi artık nasıl savunup, hakkımı nasıl alabilirim? Artık çok geç ve yapılası hiçbirşey yok. Çocuklarım herşeye rağmen benimle ve sağlıkları çok iyi, binlerce şükür. Onlarla uğraşacacak durumum yok. Ama yapabileceğim en büyük ve güzel şey, bu olanları işte burada sizlerle paylaşmak oldu. Güzel de oldu…

Bu arada, anlattığım şu olayda, hastanede geçirdiğim bir gecede neler olduğuna, nasıl ilgisiz bir muameleyle başbaşa kaldığıma hiç girmedim bile. Ama şunu net söyleyebilirim: Çok güzel, çok konforlu bir OTELsin Acıbadem.

(Vakti zamanında annemin bir doktoru Acıbadem’den ayrılmış başka bir hastaneye geçmişti de, ne yapıp ne edip adamı bulup, neden ayrıldığını sorduğumuzda, cevabı şu olmuştu: “Bademini yedik, geriye acısı kaldı.”

Yediğim şu badem ve çıkan acısı da bana bunu hatırlattı. Deyinmeden geçemedim 🙂 )

Reklamlar

2 thoughts on “ACI-BADEM / Annelerle Sohbetler

  1. Bence burada bu konuya böyle detaylıca değinmeniz çok iyi olmuş. ben de hamileyim ve 3’üz bekliyorum. bunu öğrendiğimden beri de sizi takip ediyorum. Yazdıklarınızı eşsiz tecrübeler olarak değerlendiriyor, başıma gelecekleri önceden görüyorum diye bilirim. 🙂 Kendimi sizinle hazırlıyorum 🙂 İşte bu nedenle bu tür bilgileri de paylaşmanız çok önemli, olur da başıma benzer bir olay gelirse acı acı bademlere gitmemem gerektiğini öğrenmiş oldum.:) Teşekkürler…

Haydi sen de bir şey söyle :)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s