BABACİKİMOOOOOO! :)

Bizim babamız gerçekten çok iyi bir baba. Söz konusu çocukları olduğunda bütün erkek tabularını bir kenara koyup, hiç bir kompleks gözetmeksizin ve hiç şikayet etmeden koşuyor her şeye. Mama hazırlamadan, alt açmaya, oyun oynamadan, uyutmaya, onu bebek bakımının her safhasında başarılı işlere imza atarken görüyoruz. Allah var bu konudaki en büyük destekçim ve yardımcım babanız. Hakkı ödenmez.

Durup dururken nerden aklıma geldi bu şimdi? Azönce sizi uyutmaya çalışırken, bir yandan da eski fotoğraflara bakıp iç geçirirken bizim Şinobi’nin fotoğraflarına rastadım. Şinobi, babanızın sizden önceki evladı. Canından gözünden sakındığı, dokunmaya kıyamadığı, işten geldiğinde, kapıyı açan annenizin yüzüne bile bakmadan koşa koşa yanına gidip beslediği, konuştuğu, bi ayağına koyup ninni söyleyip uyutmadığının kaldığı, biricik bonsai ağacı…

Ona Şinobi adını vermiştik. Evimizin gözbebeği olmuştu. Özel ilaçlar, saksılar, bilmem ne toprakları hep bi yerlerden özel olarak getirtiliyordu. Öyle kalitesiz topraklara oturup, kalitesiz sular içemezdi bizim Şinobimiz. Gelgelelim yavrucak ince hastalığa yakalandı, gencecik yaşında, kök çürümesinden toprağa verdik. Anlayacağınız, topraktan geldi, toprağa gitti. Babanız bunun üzerine resmen boşluğa düştü, uzun süre onun yokluğuna alışamadı.

Ben babanızın, hepi topu bir, çiçek desen çiçek değil, ağaç desen ağaç değil olan varlığa bu kadar düşkün olmasını ilk zamanlar kıskanmıştım itiraf edeyim. Hatta trip bile attım zaman zaman, “Sen Şinobi’yi benden daha çok seviyosun!” diye. Tabi o zamanlar ana değildim ve öyle duyguları tam hisedemiyordum. Ama yine de sonraları bu ilgi bana şunu farkettirmişti, “Bu adam aslında ne güçlü bir baba potansiyeline sahipDallı budaklı bir bitkiye baba şefkatini gösterebilen benim canım kocam, aslında ne iyi bir baba olur?” demiştim o zamanlar kendi kendime. Daha sonra aynı düşünceler balık beslemeye başladığında da geçmişti aklımdan(özellikle de “Bak sakın akvaryumumun resmini çekip koyma feysbuka, nazar mazar değdirirsin!” dediğinde 🙂 )

Hiç yanılmamışım. Meğer babacık içindeki bu potansiyeli bir yerlere sığdırabilmek için evlat edinmiş onca canlıyı kendine. Onlara babalık yapmaya çalışmış. Bu yüzden de Allah “Alın size bir değil, iki değil, tam üç bebe!” demiş olabilir bak bilemiyorum. Babacık aradığını bulmuş gibi. Balıklarını bile gözden çıkarıp amcanıza hediye etmeye kalktığına göre 🙂

Bu Şinobi efendi, sürekli ışık alan bi ortamda durması gerektiğinden, beyimiz bir abajur altında yaşardı da, abajur 7/24 ona hizmet ederdi.

Reklamlar

2 thoughts on “BABACİKİMOOOOOO! :)

Haydi sen de bir şey söyle :)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s