İLK KAZA

Kayıtlara geçilsin; ilk kanepeden yere çakılma olayımız bugün gerçekleşmiş bulunmaktadır!

4 ayı geçip de hareketlenmeye başladığınızdan, artık dönme yuvarlanma gibi aktiviteler beklendiğinden beridir en büyük korkum bulunduğunuz yerden yere düşmenizdi. Aklım çıkardı. Asla yalnız, yerden yüksek bir yerde bırakmazdım. 3-5 saniyeliğine bırakacak olsam hemen önünüe minderlerden setler yapar, buna rağmen büyük telaşla işimi görür, koştura koştura yanınıza geri gelirdim. Vesveseli, kuruntulu bir haldi hatta bu bendeki. Etraftan, küçük bebeli tanıdıklarımdan düşürme hikayeleri de duydukça bu korkum iyice bir perçinlenirdi. Sanki ordan düşmek çok büyük bir yıkım, bir felaket gibi gelirdi bana. E tabi düştüğü mesafenin uzunluğuyla bebeğin cüssesini orantılayınca hafife alınmayacak bir tablo çıkmıyor da değil hani (ya da hala ben mi abartıyorum ki?)

Bu sabah yine her sabah ki gibi bir odada toplandık, yorgun bir geceden çıkmış anneannemizi diğer odaya biraz uyuyabilmesi için yolladık, şarkılar, türküler, laylaylomlar içinde gece biriken özlemimizi gideriyorduk (gece uyurken bile özlüyorum ben sizi, ne yapayım). İlk uyanmayla, ilk gündüz uykusu arasındaki süre, oyunlar oynamak, konuşup oyalanmak, kahvaltı yedirmek ve yeniden uykuya hazırlanmak için oldukça kısa bir zaman dilimi. Bu yüzden de bu sürenin sonlarına doğru muhakkak zırıltılar eşliğinde bir hengâme kopuyor. Sağ salim ve de sakin bir şekilde yeniden uykuya geçtiğimiz hiç görülmemiştir.

Yine öyle bir aralık, ben Egemen’e kahvaltısını yedirmeye çalışırken, Gülce hanım huysuzluk mesaisine başladı. Onu gören Bertuğ bey boş durur mu? Ben alelacele Egemen’in kahvaltısını yedirirken Gülce çok huysuzlanınca ikisine birden hızlı bir şekilde yedirmeye koyuldum. Böylece zamandan da tasarruf edilecekti. Sırada Bertuğ vardı ve sonra niyetim annemi uyandırmadan herkesi uykuya yatırıp derin bir oh çekmekti. Ama umduğum gibi olmadı, Gülce ve Egemen’e birlikte yedirirken, Gülce’nin tabağı bitince doymayıp ağlamaya başladı, hemen mutfağa koşup yeni bir tabak hazırladım. Baktım ki Egemen’den ses çıkmıyor yani doymuş. Bu sırada kanepede birisi bir tarafta, diğeri diğer tarafta yatıyorlar ben de aralarında oturuyorum. İkisinin de yüzü bana dönük (Hayal edebildiniz mi acaba?) Bir ona bir diğerine dönünce ikisini de kontrol edebiliyorum. Ama ikinci tabakta Gülce çok ağladığı için tüm dikkatimi Gülce’ye çevirince, 1 dakika gibi bir süre Egemen’e dönüp bakamadım. Önünde minderden setler olmasının rahatlığıyla belki de. İşte o esnada güm diye bir ses patladı beynimde. Arkama döndüğümde yere kapaklanmış Egemen’le karşılaştım. Korkudan tabağı kaşığı bir yere fırlattığımla Egemen’i kaptığım gibi anneme koşmam bir oldu! Öyle bir canhıraş feryatla bağırmış olmalıyım ki annem de Ersin de o saniye ayakta meraktan deliye dönmüşlerdi. Karşılarında zırıl zırıl ağlayan bir bebe ve onun zırıl zırıl ağlayan annesi. Açıklama bile yapamadım, ellerim titriyordu, sadece “düştü, düştü” diyebildim…

Oğlumla oturduğumuz yerde dakikalarca birbirimize sarılıp ağladık. Şoku atlatmam çok uzun sürdü. Belki Egemen ben de ağlıyorum diye o kadar çok ağladı, yüzüme bakıp bakıp dudak büküyordu çünkü yavrum. Allahtan oğlumun hiçbiryerine bir şey olmadı. En büyük tesellim bu. Tabi düştüğü yerin yüksek olmaması, yumuşak bir halı zemine düşmesi ve alnında herhangi bir kızarıklığın bile oluşmaması hafifletici sebepler…

Daha önce de Gülce’yi kanepeden yuvarlanırken havada yakalamıştım, odanın bir ucundan diğer ucuna 1 saniyede koşarak gösterdiğim insan üstü bir çabayla… Demek ki ilk düşüş Egemen’e nasipmiş (Gerçi Egemen 2 aylıkken, halasının kucağında, halasıyla birlikte düşüp, buzdolabına kafa atarak ilk deneyimini yaşamıştı zaten). Umarım bu düşüş, ilk ve son olur ve buraya böyle bir haber yazmam asla…

Reklamlar

6 thoughts on “İLK KAZA

  1. üfff kızım delirdin mi sen bu kadar kendini harab etme bunlar hep senin kontrolündde elinin altında yürüyüp koşmayacaklar .çocuğun ödünü koparmışsın yazık yavruma düşmeden daha büyük bi travma yaşatmışın kuzuya 😀 yalnız var ya o senin panik hallerin 1 yıl sonra geçecek 🙂 ahan da bunu kendimden biliyorum işte 🙂

    • geçti geçti kevsercim, gerçekten o panik hali geçiyo da insan alışıyo bi süre sonra 🙂 bizim çocukların düştüğü kadar kimse düşmemiştir heralde. hele ki egemen…

  2. Oy kıyamam canım ya gecmis olsun valla 😦 nasıl korktuğunu tahmin edebiliyorum Allah tekrarını göstermesin..ama sanırım bu tip durumlara alışmak gerekecek.her büyükten duydugum cocuk bu düşe kalka büyür lafı kulağımda küpe.Ama düşmesinler yahu korkutmasınlar bizi 

    • Sağol gözdecim, ama tabi bu eski yazı, daha kaç kez geldi bu olaylar başımıza. şimdi de emeklemeler , yukarılara tırmanmalar başladı, 3 saniye arkamı dönsem düşüp bi yerlerini acıtıyolar… 😦

  3. benim kız da dönmelere başladığı aylarda (ne zamandı,kaç aylıktı hatırlamıyorum) bnm bazadan halıya düşmüştü.ne sevinmiştim o zaman büyümüş de yuvarlanırmış da düşermiş diye diye susturdum kızımı :))

    • Ben de kaç aylık oldu bunlar yaaaaw hala niye dönmüyolar diye üzülüp dururdum, dönebildiklerini bu kazayla öğrenmiş oldum. Sonrasında her biri sayısız kere düştüler ama ne biliyim bu ilki çok dokundu, çok ağladım.. 😦

Haydi sen de bir şey söyle :)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s