TÜP MÜ?

Siz doğana kadar, ömrümün yarısı okumakla, kalan kısmı ise çalışmakla geçti. Bu eğitim ve iş sürecinde bile ben bu kadar soruya maruz kaldığımı hatırlamıyorum.Tamam çoğul bebek annelerinin kaderidir böyle sorular, kabul. Ama bir, iki, üç, on sekiz, kırk üç, doksan altı…. dan sonra artık çekilmez oluyor!

Özellikle de bir kelimeyle ömrümün geçeceği ölsem aklıma gelmezdi. Bir insanın hayatının anahtar kelimesi ‘tüp‘ olur mu yahu? Oluyor işte. Ben ve benim gibilerin. Buyrun.. :

Malum çoğul gebelikler –içinde bulunduğumız şu son yıllarda epey bi artış göstermiş olsa da- hala sıradışı ve ilgi çekici bir durum. İnsanların ikiz gördüklerinde “Aaaaa ikiiiiiiz” diye bir çığlık koparıvermeleri, üçüz gördüklerinde “Neee üçüz müüüüüüüüü” diye uzaylı muamelesi gösterdikten sonra gelip yakından inceleyip, bunlar gerçek mi manasında şöyle bir yüzlerine ellerine dokunup, hemen fotoğraf çekmeye kalkışmaları filan hep bu yüzden… Tamam az görülen ve merak edilen bir şey, insanların ilgiileri normal. Ama bunun bizim tarafımızdan yaşanılan kısmı hiç de eğlenceli değil; bir de bu meraklıların farkında olmadan ve gayet masumane özel hayata saldırmaları var ki işte o akıllara zarar…

Bir kere ikizi ve daha fazla bebeği olan, “tüp mü?” sorusuna maruz kalmayı en başta göze alsın. “Tüp bebek mi” yani. Bu sorunun uçarı, kaçarı yoktur. “Her canlı ölümü tadacaktır…” gibi bir şeydir bu “Her üçüz ebeveyni tüp bebek sorusuna maruz kalacaktır…”. Hastanede, komşuda, misafirlikte, yolda, gezmede, evde kısacası her yerde çıkar karşısına bu soru. İkizler bu konuda daha şanslı olabilir, çünkü ikizlere çok daha sık rastlıyoruz. Ama üçüzler öyle herkesin heryerde gördüğü bir şey olmadığı, gördülerse bile o üçüzler tüp bebek olduğu için “Ailede üçüz var mıydı?” sorusundan önce “Tüp mü?” sorusu geliveriyor. (Tüpten sonra ikinci popüler soru da ‘Ailede var mıydı?’ zaten. Hatırlatın bi ara soyağacı çıkarayım.)

Bu soruların cevabı da pek çetrefilli bi konu doğrusu. Tüpse “evet tüp bebek” deyip kurtulabilirsin belki, konu daha fazla uzamayabilir, tüp olmadığınız için bilemiyorum. Ama değilse o soru silsilesi bitmez. “Yok değil”, “Aaaa, nasıl oldu peki???” (hay Allah nasıl anlatayım, leylekler getirdi :P) “Ailede mi vardı yoksa?”, burda evet deyip geçmek de pek mantıklı bir yol ama sizin bu saf ananız yalan söylemiş olmamak adına yok diyor bu soruya da, “Aaaa o zaman nasıl oldu?”, (illa yapım aşamasını istiyor yahu), “Kadınsal bir rahatsızlığım yüzünden ilaç kullanmıştım onun yan etkisi diyelim” diyorum en basit anlatımıyla. “Çocuklarından yan etki diye bahsediyor bu kadın” bakışı beliriyor hemen soranın yüzünde. Ne yapayım ilacın prospektüsünde, yan etkilerinde yazıyor, çoğul gebelik riskini % bilmem kaç arttırır diye. Tabi ananız o zaman çoğul gebeliğin bir risk olduğunu henüz bilmiyor. Sonuç olarak her karşılaştığın Allahın kuluyla (tanıdığın veya hayatında ilk kez gördüğün bir kişi bile olsa) bu muhabbeti yapmak zorunda kalıyorsun. Bir iki seferden sonra insan akıllanıyor tabi, ben mesela önlem olarak, aa üçüzler mi falan diye yaklaşanlara nemrut bi ifade takınıp gelecek soruları bertaraf etme yoluna gittim sıklıkla, epey işe yaradı. E ama tanıdık bi çevredeysen mecbur cevaplayacaksın, o zaman da “Evet ailede var” ya da “Tüp bebek değil, Allah verdi işte oldu…” gibi kestirme cevaplarla geçiştirmeye başladım. Eğer akrabalarımı bilen biriyse ailede var cevabına da inanmıyor tabi, “Yoooo senin tarafında hiç ikiz-üçüz yok, ben hatırlamıyorum?” gibi…Bir de hayır tüp bebek değil deyince bi inanmayış var tabi, o da ayrı bir mevzu hiç girmeyelim…

Bu üçüzlerin nasıl olup da dünyaya geldiğini bir şekilde öğrenen meraklı şahsiyet oracıkta susuverir mi, susmaz işte. Bu muhabbet çok bereketli. Dünya kadar soru barındırır içinde. “Tek yumurta mı” mesela. Bu sorunun geçmediği bir diyalog ben henüz yaşamadım. Tam olarak ne olduğunu da bilmiyor zaten. Sonra da kendi cevaplar “Aa yok değil heralde hiç benzemiyo bunlar”. Bak bak, soruyor, sonra cevaplıyor ki, “Bakın benim bu konularda da bilgim var” mesajı… Yahu biri kız zaten. E oğlanlar da hiç benzemediğine göre cevabı başta belli bir soru. Ama illa sorulacak işte. Geçenlerde taksi şöförü bile sordu, hem de biner binmez, daha nereye gideceğimizi bile sormadan…

Sezeryanla mı doğurdun?” diye de cevabı bilinen bir soru daha muhakkak sorulur. Tıbbi sorular bitince işin psiko-sosyal kısmı başlar. “Hepsi birden mi acıkıp ağlıyo?”(evet bir-kiii-üç! deyip),“En çok hangisi ağlıyo, hangisi daha yaramaz?” (henüz resmi istatistik sonuçları gelmedi, gelsin paylaşırım), “,”Üçü aynı anda mı ağlıyor, o zaman ne yapıyosun?”, (Oturup ben de ağlıyorum, acısız intihar yöntemlerini düşünmeye başlıyorum)(Daha bugün kuaförde bi kadın, üçüzlerim olduğunu öğrenir öğrenmez sordu bunu, niye ilk akla bu geliyo bi anlasam! Hayır kızmıyorum, gerçekten merak ediyorum) … Bir de çok saçma sapan, akılara durgunluk veren sorular var ki, ben karşılaşan arkadaşlardan biliyorum “Hepsini aynı gün mü doğurdun?” gibi mesela… Bana şimdilik sadece şu teasadüf etti: -“Aa üçüz mü”+”evet” -“Hepsi aynı anneden mi?” :S –sessizlik-

Soru soranlar aslında daha masum bir  grubu oluşturuyor. Bir de “felaket tellalları” grubu var ki, işte o akıllara zarar. Sanki ikiz/üçüz annesinin çektiği dert yetmez gibi, başına gelecekleri tahmin edemez gibi, sana gelecek yıllarla ilgili kehanetlerini anlatıp anlatıp seni üzmekten zevk alır. “Sen daha duuuuur, bunlar daha iyi günlerin, hele bi emeklesinler/ ayaklansınlar/ konuşsunlar/ okula başlasınlar….(diye uzar gider bu maddeler) işte sen asıl o zaman görürsün! Asıl zorluk o zaman, bu günleri mumla ararsın…..” Bunlara diyecek lafım yok. En üst mercilere havale edildiler…

Son olarak, gıcık olduğum bir grup daha var, “Ayy canım, inanki biz de tek çocukla aynı şeyleri yaşıyoruz, hiç uyku yok, çok huysuz, canımızdan bezdik, bizimki üçe-beşe bedel valla….” Bilmem ne bilmem ne… Ulen birle üç aynı olur mu hiç? Bir çocuk ne kadar uyumayabilir ki en fazla 24 saat dayansın eninde sonunda bayılır gider, sen de olduğun yerde yanına kıvrılır uyursun işte. Bizde muhakkak bir ağlayan nöbetçi kaldığı için böyle bir imkan sıfır. Ben sana daha ne diyim? Seni de Allah’a havale ediyorum, inşaallah bir dahaki partide en uslusundan ikizlerin/üçüzlerin olur da bizzat görürsün kaça bedelmiş. Cevap: Ömre bedel…

Reklamlar

32 thoughts on “TÜP MÜ?

  1. Ah sema ah..
    İlk gunden beri okuyorum seni ama yazmaya firsat bulamadim hic.
    Seninki kadar olmasa da 1+2 cocuk da zor be..
    İkizlerimizden ayri bir de 4 yasinda oglum oldugu halde her soruya muhatabim, bir de beni dusun..
    Taniyanlar girizgahi kisa tuttuktan sonra hemen gelismeye ve sonra da “daha iyi gunlerin…” le sonuca geciyorlar. Ama tum bu yazdiklarinin en cok “ayni anda uyaniyorlarmi, acikiyorlarmi” kismini yasiyorum simdilik!
    Bir de abisinin oldugunu soyledigimiz haldd hala ” tup mu” diye soranlar oluyor ki onlari da ben Allaha havale ediyorum..
    Yeni yazini da simdiden bekliyorumm 😉

    • Merhaba,
      Bende bloğunuzu yeni takip edenlerdenim.Benzer yollardan geçmiş biri olarak aynı sorulardan bana da baygınlık geldiğini belirtmeden geçemedim.Beni en delirtense sizinde son paragrafta belirttiğiniz gibi:”ayyy Allah kolaylık versin çoookkk zor,ama daha bir de ilersi var,bunlar iyi günlerin gibi” felaket tellallığı yapan insanların sarfettiği sözler..
      Benim de Burçak hanım gibi 1+2 olmak üzere toplam 3 çocuğum var.Büyük oğlum 2,5 yaşında iken doğdu ikizlerim ve tam bir kabustu ilk yıl.Anlatsam sayfalar yetmez.Siz en iyisi benim bloğa da uğrayın arada bir 🙂 yaruzee.blogspot.com 🙂
      Benim veletler artık büyüdüler.Büyük 7 yi bitirdi ikizlerse 5 yaşın içindeler..Çok şükür herşey daha bir kolay şimdi.Didişmelerini saymazsak.Ama çok şanslıyız ve çocuklarımız şanslılar ki;kalabalık bir aile de neşe içinde büyüyorlar…
      Sık sık uğrarım buralara artık..
      Sevgiler…
      Yamaç&Rüzgar&Zeynep ve anneleri 🙂

      • hoşgeldin yamaç, rüzgar ve zeynebin annesiii 🙂 anlamadığım konu senin zaten bir çocuğun varmış, neden ikizler için tüp mü diye sordular ki? felaket tellalları her an heryerdeler, herkesin etrafında en az iki üç tane var 🙂 ben bu yazıyı yazdıktan sonrra arkası kesildi ama valla oooh artık kafam rahat 🙂 senin de ilki çok küçükken doğmuş ikizler epey zorlanmışsındır ama büyütmüşsün artık ne güzel darısı başımıza… tekrar hoşgeldin her zaman bekleriz, şimdi bakıyorum senin siteye 🙂

  2. “aynı anneden mi” sorusu iyiymiş :))
    Allah yardımcınız olsun..
    üçüz ile tek çocuk büyütmek bir olabilir mi yok artık :)) 1 gün bebeleri değiştirin bence siz, sonra bakalım aynısını söyleyebiliyor mu :))

    • Ya tabi bunu her tek çocuk sahibi yapmıyo, “biz bi tanesiyle zor başediyoruz allah sana yardımcı olsun” diyenler de var etrafımda. Ama o diğer kısım beni dellendirmeye başladı :artık 🙂

      Aynı anneden mi sorusu gerçek, bir sağlık ocağı dönüşü yoldan geçen bir kadın tarafından soruldu bana :))

  3. Bu ülkede normal seyir bu şekilde. Sorarlar. “Üzerime vazife mi?” “bana ne?” demezler, sorarlar.
    sanki ilk defa kendileri soruyormuş gibi ciddi sorarlar hem de.. kimselerin aklına gelmemiştir BU soru. bu sorunun acilen sorulması gerekmektedir, bu vazifeyi hakkıyla icra etmelidir ilgili kadın.
    – evli misin? değil misin? niye?? okuldan birini bulamadın mı??
    – ne kadardır evlisin? çocuk var mı? (evetse: kız mı erkek mi? kaç yaşında, kime benziyor, kaça gidiyor, ((çalışıyorsan : kim bakıyor)) ve devamında -başka kardeş) (hayırsa=) düşünmüyor musun? olmuyor mu?
    – hamile misin? tek mi? baktırdın mı kız mı erkek mi? kaç aylık? 28 hafta ne demek, ay olarak söylesene? ne zaman doğum? aaa tüh yazık kış bebeği olacak/yaz bebeği olacak.. isim düşündün mü? niye o isim?
    -ikiz? üçüz? tüp mü? değil mi? niye??
    vb vb vb

    – bezim bezim bezdiriyorlar, bezdiriyorsunuz.

    ammaaaaa

    bu ülkede, herhangi bir yere kucağında/elinde/pusette çocukla girersen, aynı kadınlar derhal yol verirler, sıra verirler, yardım ederler, icabında altını alırlar, sen işini görene kadar pışpışlarlar, sokağa kaçmasın diye elinden tutarlar, emzirmek dışında her şeyi yaparlar. teşekkür bile beklemezler. dev bir anneler komünüyüzdür.

    hiç tanımadığım kadınlar zor anlarda el verdi bana, Allah razı olsun.
    hiç tanımadığım kadınlara hızır gibi yetiştim zaman zaman. mesela: adet dönemi nedeniyle pantolonunun arkası berbat olan bir kadına hırkamı verdim bir kere. durakta perişan haldeydi, bir saniye duraklamadım. döndüm yürüdüm gittim.
    avm tuvaletlerinde cocuklarinin ellerini yıkadım, tuvalete girsinler diye oyaladım, icabında bazılarını ben tuvalete soktum.
    iki çocuğu da aynı anda ağlayıp su isterken ve eli kolu doluyken, ikisine de kendi sepetimden birer şişe su açıp verdim.
    kusana ıslak mendil, ağlayana selpak uzattım.
    kaç puseti merdivenden indirdim, bilmiyorum.

    bu da bu madalyonun öbür yüzü.
    eminim dünyada bizden başka bu kadar sorgucu, ve bizden başka bu kadar ana yüreği olan kadın yoktur.

    Galiba Serdar Turgut yazmıştı: ATM’de sıra sana gelir, sıradaki Türk gelir omuzbaşına dikilir, ne işlem yaptığına bakar… Amerikada, medeni bir uzaklığı koruyarak sırasını bekler amerikalı.
    Ama, sokakta yaralansan, Türkiyede seni omuzlar hastaneye yetiştirir birileri mutlaka. Amerikada, bulaşmadan etrafından dolaşırlar, dönüp bakmazlar bile…

    bu yüzden affediyorum onları. çok iyi insanlar aslında. kötü niyet yok içlerinde. lütfen hoşgörü gösterin, binlerce kere cevaplamış olduğumuz aynı soruya, nezaketle bir kere daha cevap verince incilerimiz dökülmüyor.
    türü çok azalan bir ırk bu….

  4. Geri bildirim: Bir yorum yazdım, pek beğendim… | A Blog Daire 6

  5. cevabı ipeğin bloga yazdım ama denetime takıldı sanırım. ilk önce buraya değil oraya yazdığım için copy paste de edemiyorum 🙂 neyse, ipek denetimden geçirince görürsünüz 🙂

    • canım, malesef spama düşmüş, anca gördüm wp adına özür dilerim…
      yerden göğe haklısın sen de…
      “doğururken bana mı sordun?” diyen oldu mu peki sana???
      beterin beteri var bacım. Allah minnoşlarını boyunca yanında gezdirmeyi nasip etsin..

      • Amin ipekcim teşekkür ederim. Hayır öyle denmedi hiç, öyle denilesi bir durumumum olmadı benim, olmaz da. Ben kolay kolay kimseden birşey isteyebilen biri değilim. Sevmiyorum. Öleceğimi anlasam belki o zaman yetişin ölüyorum derim, o kadar. Allah kimseyi kimseye muhtaç etmesin şu yalan dünyada. En sevdiğine bile. 🙂

    • Yeni gördüm bu yorumu :))) Dün de genç -ve okumuş- bi kız üçüz olduklarını öğrenince şunu sordu: – Hepsi sizin çocuğunuz mu? + evet!?? – Aynı anda mı doğdular? &%+^’+%&/(&%+^

      :)))

    • Senin de mi ikiz/üçüzlerin var funda? Tüp mü peki? 😛 :)))))

      E tabi millet biliyo artık erkek tarafında değil anne tarafında olacak çoğul bebe. Öyle atıp kurtulamıyosun da :)))

  6. Geri bildirim: “Kendine hiç kalmayan varlığa ANNE denir” | Blogcu Anne

  7. Geri bildirim: “Kendine hiç kalmayan varlığa ANNE denir” - Mühendis Anne

Haydi sen de bir şey söyle :)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s