EVİMİZDE BEBEKLİ İLK GECE

Yazının öncesi için tıklayın: “Ayrılık Bitiyor”

Biz Egemen’i de taburcu etme heyecanı içindeyken, o gün tesadüfen nöbetçi olan doktor arkadaşımız çekti bizi kenara. “Bak ablacım. Sen bu çocuğu bugün taburcu etme bence…” Allah allah… Neden ki? Hiçbir sağlık sorunu kalmadı işte, üstelik emme refleksi de onun deyişiyle “canavar gibi”. Sorun ne?

Cevabı söyledi. Hiç düşünemediğimiz bir gerçeği anlattı uzun uzun. Şaşkın bir hakverişle önce birbirimize, sonra doktora bakakaldık babanızla. Cevap ne miydi?

“Bak ablacım, 8 aylık bir kızım var. Ellerinden öper. Ama hepimizin feleğini şaşırttı. Gecemiz, gündüzümüz karıştı. Zombi gibi geziyoruz ortalıkta. Biz bir bebeyle bu haldeyken, sen bir değil, iki değil üç bebeyle tırlatırsın alimallah!”

Bu kadar vahim mi halimiz yahu?

“Biz illa oğlumuzu alıp gidicez derseniz, siz bilirsiniz tabi. Ama bana sorarsan, sen bırak bu çocuğu burda biraz daha. Diğer ikisini al götür evine, birkaç gün geçir, iki bebeli hayatı bi gör bakalım. Alıştıra alıştıra gelsin bebeler…Bak sen o ikisiyle bir gece geçir, bana teşekkür edeceksin”

Tamam zor olacağını biz de biliyorduk. Hatta siz yoğun bakımdayken hep “Keşke bebekleri birer hafta arayla teker teker taburcu etseler ne güzel olur, alışırız” diyordum. Ama doktor bu, yeni doğan doktoru, üstelik baba, bebeli hayatın ta göbeğinde yani! Ondan bunları duymak gözümüzü iyiden iyiye korkuttu! Bi de her gidişim de “Ayyy, senin bu oğlun çok fena, akşama kadar uyuyup, gece sabah kadar ağlıyor, işin var bunla!” diyen hemşireler de cabası…

Gözümüz korkmuş, köşemize sinmiş vaziyette, oğlumuzu birkaç günlüğüne daha orada bırakmaya razı gelip ayrıldık oradan. Gözümüz arkada değildi, Emin amcasının arkadaşları gözü gibi bakıyordu ona gece gündüz. ‘Emin’ ellerdeydi yani. Tabi ki bebeğimi alamadan çıkmanın hüznünü yaşadım oradan ayrılırken, ama aklımı da doktorun söyledikleri kurcalıyordu…

Diğer hastanemize vardığımızda hava kararmıştı. Annem Gülce ve Bertuğ’la yalnızdı biz gelene kadar, bu yüzden merak etmiştim. Gerçi yalnız sayılmazdı, etrafımız hemşire ve hastane personeli kaynıyordu. Bebeklerin altını bile hemşireler değiştiriyordu, bebek bakım odasına götürüp. Temizleyip masajlarını yapıyorlardı. İlaçlarını veriyorlardı. Bize sadece bebeği beslemek ve ona refakat etmek kalıyordu. Ne yemek derdi vardı burada, ne temizlik. Ama buna rağmen uykusuz ve yorgunduk daha şimdiden! Doktorun söylediklerini düşünüyordum kara kara. Bir de  üstüne Emin’in, ben bebeklerin küvözde kalışlarına üzülürken “İkizi üçüzü olan aileler, bebekleri yoğun bakımdan taburcu edişinin ertesi günü bize geri getiriyor, biraz daha küvözde kalsınlar diye. Sen de öyle olabilirsin” diye dalga geçişleri geldi aklıma. Fena halde korkup akıbetimizi beklemeye başladım…

Ertesi gün, 18 Aralık Pazar günü, yani doğumdan 1 ay sonra, iki bebeğimizle evimize doğru çıktık hastaneden. Çıkarken, bebeklerin premature olduğu, en az 1 ay ziyaretçi kabul edilmemesi gerektiği, bebeklere bakan kişilerin ve ev ortamının temizliğinin ve hijyenin hat safhada olması konusunda bi güzel tembihlendik. Zaten pimpiriklilikten ölüyorken, titizlikte iyice hastalıklı bi hale bürünmüş olduk!

Dışarıda deli bir yağmur, soğuk. Doğum yaptığım gün de tıpkı bugün gibi bardaktan boşanırcasına yağıyordu yağmur. Sanki o günün ertesindeyim, aradan 1 ay falan geçmemiş, dün doğum yapmışım ve bugün evimize dönüyormuşuz gibi hissettim. Ne tuhaf…

Eve girdiğimiz anda sudan çıkmış balık gibi olmuş, şaşkın, ne yapacağını bilmez, çırpınıp duruyorduk bebeklerin başında. Kimimiz ev soğuk deyip durmadan kombinin derecesini arttırıyor, kimimiz aman bu bebekler açtır deyip mutfağa koşuyor, kimimiz altınızı üstünüzü değiştirmenin telaşına düşüyorduk. Küvöz bebeği bunlar, üşürler deyip, kat kat giydirip sarım sarım sarmalıyorduk durmadan. Bir plan, düzen yoktu evde. Herkes aklına geleni yapmak için koşturup duruyor, hop oturup hop kalkıyorduk. Bu manzaraya göre,  gecenin nasıl geçeceği de belliydi aslında…

Gece olup yatmaya karar verdiğimizde hepten karıştı ortalık. Nereye yatacağımıza, sizi nereye yatıracağımıza, gece size bakmak için nasıl bir yol izleyeceğimize bir türlü karar veremiyorduk. Bunların söz konusu olabileceği bile aklımıza gelmemişti, beşiklerden birini salona, oturduğumuz odaya getirmiştik, hepsi burda gözümüzün önünde yatarlar işte deyip. Ama detaylarını düşünememiştik. Yatacağım yer beşiğin 2 metre ilerisindeki kanepe aslında, ama dün gece hastanede, yatağımın dibinde olmanıza rağmen, vesveselerim yüzünden ikide bir kalkıp bakmaktan uyuyamayan ben, şimdi sizi beşiğe bırakıp, gidip nasıl yatacaktım?

Konu üzerine saatlerce beyin fırtınası yapıldıktan sonra şöyle kararlaştırdık; açılıp çift kişilik bir yatağa dönüşen koltuk açılacak, ben ve bebekler orda yatacaktık. Annem de hemen yanıbaşımızdaki diğer koltukta. Babanız ertesi gün işe gitmesi gerektiği için onu yatak odasına yolladık. Tabi gece, evdeki koşturmalardan o da nasibini alacak, saat başı fırlayıp mama hazırlamak, biberon yıkamak ya da ağlayan bebeklere takviye güç olarak ikide bir yanımıza taşınacaktı…

İlk gece, acemice ve alelacele tutulmuş bakım notları.

İlk gece, acemice ve alelacele tutulmuş bakım notları.

Sabah herkes yorgunluktan bayılmış şekilde uyurken, erkenden kalkmış yatağın içinde ağlıyordum. “Allahım, benim hayatım bundan sonra bu mu yani? Ben artık deliksiz uyuyamayacak mıyım hiç????” deyip deyip hıçkırıklara boğuldum. Yanımda, hayatımızı bir günde değiştirdiklerinden, artık hiçbirşeyin eskisi gibi olmayacağına sebep olduklarından, herşeyden ama herşeyden habersiz masum masum uyuyan bebeklerime bakıp bakıp… Üstelik bu kadarla da sınırlı değildi, bu bebeklerin daha devamı vardı!

Biraz sonra kapı çalındı.  Ortada henüz bebe falan yokken, “Evin içinde bi yabancıyla mı yaşıycam yani!..” diye bakıcı fikrine burun kıvıran, ama mecburiyetten birini ayarlamak zorunda kalan ben, gelenin bakıcı olduğunu görünce boynuna atlamamak için zor tuttum kendimi! Bir fazladan kişi kârmış meğer, bilmemişim…

Kıza evi ve sizi tanıttık, yapılacaklar hakkında konuştuk. Allah’tan bebekleri çok seven bir kız çıktı da yüküm epey hafifledi. Bugün Gülce ve Bertuğ’un Rop Muayenesi ve İşitme testi için ilk kez dışarı çıktık beraber. Egemen’in hastanesindeki yoğun bakım bölüm şefi en son görüşmemizde bize “Biz Egemen’in göz muayenesini burada yaptırıcaz, sizin içiniz rahat olsun, sizi büyük yükten kurtarıcaz, bi de onunla uğraşmak zorunda kalmayacaksınız” demişti. ‘Bu adamda yaptığı işi amma abarttı, göz muayenesinin nesi büyük yük olsun ayol?’ diye geçirmiştim içimden. Tabi cahil ananızın henüz böyle şeylerden haberi yok, rop muayenesinde, doktor gelip bebeğin göz kapağını kaldırıp bi ışık tutup bakacak “Aaaa ne güzel göz, aa ne sağlıklı göz, hadi güle güle…” diyip gönderecek sanıyorum…

Ne menen bi şey olduğunu o gün, ‘gittik, gördük, anladık’

Reklamlar

9 thoughts on “EVİMİZDE BEBEKLİ İLK GECE

  1. Cevabı merakla beklemiştim..basit ama gayet yerinde bir cevap vermiş Dr..eve gelinen ilk günlerin telaşı cok büyük gercekten..aynen annemle nöbetlese uyumama seansları ki bizim bebeklerin beşiklerinde apne yatağı da vardı.soluk tutma yaparsa alarm verecek olan.cok şükür hiç alarm vermedi ama günlerce uyumadık ..rop hikayenizi Merakla bekliyorum

  2. Aslinda ne kadar basit bir cevapmis!!düşündüm ne olabilir diye hiç aklıma gelmedi :)) tecrubeli annelerin bile aklına gelmiyor bazen demekki.yazilarinin devamını bekliyoruz dört gözle…

  3. Geri bildirim: Ayrılık Bitiyor – İLK AYRI KALIŞ HİKAYEMİZ, YOĞUN BAKIM / Bölüm 7 « 3 bebe 1 arada

    • bilgisayardan giriyosan şebnemcim, yazıyı okuduktan sonra en altta sağda ve solda iki tane buton var, biri önceki biri sonraki yazınin başlığını gösteriyo, sağdakine tıklayacaksın. Telefondan giriyosan da zaten o butonların üzerinde önceki, sonraki diye yazıyor.

Haydi sen de bir şey söyle :)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s