Güzel Haberler – İLK AYRI KALIŞ HİKAYEMİZ, YOĞUN BAKIM / Bölüm 5

Oğlum bana baktı! Tesadüf değil, öyle denk gelivermiş bir göz çakışması değil. Oğlum benim gözlerimin içine baktı! Hem de dakikalarca! Dakikalarca, bakıştık, ben gözyaşı dökerken, gözleri dolu dolu, “Anne beni buradan çıkarın, evimize gidelim artık!” bakışıyla baktı bana!..

Önce, “gözlerini açtı!” diye bir çığlık kopardım. Heyecanla çağırdım, o an doktorla konuşan babanızı. Sonra gözlerini etrafta bi süre gezdirdikten sonra, ona doğru hafif eğilmiş annesinin gözlerine takıldı Egemen’in gözleri. Ve öylece kaldı. Ne kadar sürdüğünü bilmediğim o müthiş an! Hıçkırıklarla “bana bakıyor, bana bakıyor….” sayıklamalarıyla geçen o anlar. Yazarken bile boğazım düğümleniyor…. Doktor, oğlumuzun durumunu anlatmak için yanımıza gelerek bozdu o büyülü anı. Güzel haberlerle gelmiş olmasaydı hiç şansı yoktu! Neyseki söylediği olumlu gelişmeler herşeye değer, o derin bakışmaları sonraya ertelemeye bile…

Bizim ilk defa yüzümüz gülerken, oğlum deli bir feryat koparmada, yattığı yerde. Ama öyle böyle değil! El kadar bebek, ağlarken, küvezin içinde dört dönüyor! Bu nasıl bir ağlama, oğlum acı mı çekiyor deyip, ben yine başlıyorum zırıl zırıl ağlamaya… Hani ‘kafa dengi’ derler ya, işte ona örnek doktor, sırıtarak geliyor yanıma, “Ablacım sen de ne sulu göz çıktın yahu! Ağlar tabi bebek bu! Hem bu bebek niye ağlıyor biliyo musun, aç bu bebe aç!“…

Üçümüz de o an basıyoruz tabi kahkahayı. Ama yaşlar süzülmeye davam ediyor. Napiyim elimde değil, oğlum açlıktan kıvranırken “hııı, tamam o zaman” dememi mi bekliyorsun a doktor? “E doyurun o zaman yavrumu, ne ağlatıyorsunuz?” dedim cazgırca, analığımdan cesaret alıp. Doktor yine sakin, güldü, “Daha onun beslenme saatine 15 dakika var beklemek zorunda” dedi. Burada işler böyle yürüyor demek. Neden erkeklerin ana olmadığını anladım o dakika…

“Tamam madem bu kadar çok üzülüyorsun, hadi sana bir kıyak geçelim, kucağına almak ister misin onu?” dedi. İlk başta yine espri yapıyor sandım, ama hayır, gayte ciddi bu adam! Tamam tamam az önceki lafımı geri alıyorum, senden de pek ala iyi bir anne olurmuş be doktor, kader işte!.. : )

Hemen gidip ellerimi yıkadım, kuruladım, dezenfekte ettim. Koşa koşa geldim hazır ola durdum doktorun karşısında. Güldü halime ama ses etmedi. Küvözün kapağını açtı, heryerinden kablolar uzanan yavrumu alıp uzattı benim açık kollarıma. Yavaşça bıraktı. Ellerimin içinde minik bir kedi yavrusu gibi uzandı oğlum. Babanızla birbirimize bakıştık, ağladık… Kucaklaşma bile denemeyecek garip bir buluşmaydı bu. Göğsüme basamadım, sarılamadım. Ama teninin sıcağını hissettim ellerimde. Zayıflıktan elime batan kürek kemiklerini de… Böyle ona zarar vermekten ürktüğüm her halimden belli olmalı ki, “daha fazla küvöz ortamının dışında kalması iyi değil” deyip aldı onu benden. Korkularım büsbütün arttı…

Tam çıkarken bölüm sorumlusu doçent doktorla karşılaştık. Ayaküstü uzuuun bir konuşma oldu. Diğer doktorların kısa kestirme cevaplarından çok daha fazlasını duyabildiğim için çok mutluyum. Hatta bir ara adamın geveze olduğuna kanaat getirdim. Ama doktorun gevesi makbuldür deyip bi daha mutlu oldum. Hem bu konuşma bana çok büyük bir umut ışığı gösterdi! Egemen’in durumunda nasıl büyük ve önemli gelişmeler olduğunu anlattı geveze doktor. Ve de benden ilk günlerde saklanan gerçekleri, tabi bildiğimi sanıp ağzından kaçırmak suretiyle…

Egemen, transferin yapıldığı gün bu hastaneye getiridiğinde, 1200 grama kadar düşmüş, solunumu durma noktasına gelmiş, kan gazı değerleri düşmüş, tüm hayati fonksiyonları büyük tehlikeye girmiş bir haldeymiş! “1 gün gecikseydiniz kurtaramazdık “dedi doktor! Bundan babanızın da haberi olmadığını, birbirimize bakıp donakaldığımız o anda, gözlerindeki dehşeti görünce anladım.

İşinde profesyonel doktor, bizim yeni bir bunalıma girmemize hiç mahal vermeyen tavrı ve ses tonuyla sürdürdü konuşmasını. İlk kötü durumu kısa sürede atlatmış ve durumu grafik her geçen gün yukarılara tırmanmaya başlamış. Artık solunum desteğine ihtiyacı da yokmuş! Durumu çok iyiymiş oğlumuzun. Hayati tehlikeyi atlatmış. Kilo almaya da başlamış. Deriiiin bir oh çekiyoruz babanız da, ben de… Hiç çıkmak istemiyorum ben bu hataneden, gece gündüz burada sürünmeye bile razıyım. Yeter ki güzel olsun hep gördüklerim, duyduklarım…

Gülcem ve Bertuğum gibi Egemenim de artık hayati risk taşımadan, yalnızca emme refleksi geliştirip hortumla beslenmekden kurtulmak, günlerini doldurmak ve dış dünyaya hazırlanmak  için burada kalacakmış. Bekleyişler bundan sonra korku ve kabus dolu olmayacak, çok teşekkür ederim Allahım… Ha unutmadan, doktorun en sonda eklemese öleceği şu cümle de var, “onlar prematüre bebek, her an herşeye hazır olmak gerek…”

YAZI DİZİSİNİN DEVAMI İÇİN TIKLAYIN…

Reklamlar

18 thoughts on “Güzel Haberler – İLK AYRI KALIŞ HİKAYEMİZ, YOĞUN BAKIM / Bölüm 5

  1. O her an herşeye hazırlıklı olmak lazım cümlesini söylemezlerse eksi falan mı veriliyor bu doktorlara. Mutlaka her konuşmaya eklemelerinden ben çok fena etkileniyordum. Bir de olandan kötüsünü değil de iyisini söyleyeceklerini sandığımdan, kim bilir ne durumdalar da böyle söylüyorlar diye içim içimi yiyordu. Halbuki sanırım ani bir şey gelişirse günahı onlara bulmayalım diye…

  2. İlk kavuşma..herseyden korkarak kucaklama..bir yanda korkular,bir yanda sarılıp hiç bırakmak istememe duygusu..ama o anda o kutu gibi kuvezin icinde bırakıp eve tek basına dönme..eminim bunları yasamissindir,evde tekrar tekrar kucaklama anını hatirlamissindir..ben dogumdan sonraki 50.günde kucaklayabildim oğlumu..öyle geç kalmış bir kavusmaydi ki,dakikalar yetmedi..hemşireler telefonla kayda aldılar bu unutulmaz ani..tüm gece tekrar tekrar izledim..kızımı ise tam 70 gün bekledim kucaklamak için..Ah Sema ah herseyi tekrar yasıyorum,hiç unutmadım gerçi.seni o kadar iyi anlıyorum ki..git saril şimdi Egemen’e,o günleri duşun ve şimdi istediğin zaman sarılabilme imkanın olduğunu hatırla..ne büyük lüks değil mı?

  3. Sema iki gündür işyerinde takıldım bu yazıların hepsini okuyorum bi kitap okurmuş gibi diğer yazıyı merak ederek.Neler yaşamışsın öyle sen ya canım arkadaşım.sanki seninle yaşıyorum o anları okurken yüreğim yerinden fırlayacak gibi oluyor her kelimede.Güçlü annem benim.her yavrusuna özenle bakan herkesin takdir ettiği bi meleksin sen bunu başka açıklaması yok..

    • “En yakınlarımın bile bilmediği acı gerçekler” isimli belgesele hoşgeldin canım :))

      Yazsam roman olur derler ya, yazdım roman oldu, ama ben bunu bu zibidiler için yazdım okusunlar da ne çileler çekmişim anlasınlar 🙂

      Bu aralar malesef o kadar güçlü değilim be canım, yardımcılar dikiş tutturamıyor bugün yine yalnızım. Yeni biri bulunana kadar da böyle 😦

  4. Geri bildirim: Yürek Yorgunları – İLK AYRI KALIŞ HİKAYEMİZ, YOĞUN BAKIM / Bölüm 4 « 3 bebe 1 arada

Haydi sen de bir şey söyle :)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s