EVİMİZİN EL İŞLERİ ATÖLYESİ/32.Hafta

18 Kasım’ı 19 Kasım’a bağlayan gece(yarısı) saat 3 suları. “Ne işin var anacııım senin bu saatte ayakta, hadi sıcak yatağımıza gidelim” dediğinizi duyar gibiyim. Yatmıyorum ulen. Hadi bakalım. Hergün siz beni uyutmuyodunuz, bugün de ben yatmıyorum. Empati yapmayı öğrenin azcık, aaaaaa!… Şuanda evimizin ‘el işleri atölyesi‘nden bildiriyorum. Annenizin hamileliği ve erken doğum paranoyası başına vurmuş olmalı ki bu saatte size kapı süsü yapıyor… Yarın doğsanız, “aaa yazık, bir kapı süsü bile yok yavrucakların, cık cık!” dedirtmiycem size yavrularım, rahat olun siz.

Bugün(yani aslında dün,yani 18 Kasım gündüzü, aman henüz ben günü bitirmeden yeni gün başlayınca bir kavram kargaşası oluyor) feci ağrılar çektim. Doğumun yaklaştığını biliyorum artık. Hissediyorum. Bu yüzden aklıma esti birden, lohusa çarşaflarını ütülemeye kalkıştım. Ne olduysa ondan sonra oldu zaten. Felaket bir ağrı başladı. “Allahım lütfen bugün değil!” diye dua etmekle geçti günüm. Ve tabi korkudan yerimden bile kıpırdamadan, akşama kadar yatarak. Canımın kıymetini bilmek için sinyallere ihtiyaç duymama sinir oluyorum!

Özlem Teyzoşun Kıvanç’ına Eseri

Akşam işten gelen babanız elinde metrelerce tülle dikildi karşıma. Neden mi? Şöyle ki, Özlem teyzenizle birlikte sizin için kapı süsü yapmaya kalkıştığımızdan bahsetmiştim. Özleminki bitti, çoook harika birşey oldu. Tabi onu görünce iyice gaza geldim ve hafta sonu babanızla bu iş için gerekli malzemeleri almak üzere döküldük yollara. Ama mecaz anlamda değil, gerçekten döküldük 🙂 Kurdelasıydı, inciği boncuğuydu her türlü zımbırtıyı tek bir yerde elimizle koyduğumuz gibi bulduk (Hoş ben o elimle koyduğum yerde bile kararsızlıktan saatlerce dikilerek ve babanızı dikerek günün yarısını orda harcadım ya neyse). Sıra geldi tül bulmaya. Bildiğiniz gelinlik tülü. Şu koca şehirde bir haftadır gezmediğimiz gelinlikçi kalmadı ama ne hikmetse gelinlik tülü yok! Ben bilmeyeli gelinlikler çiçekli pazenden mi yapılmaya başlandı acaba, son trend bu mu? Şaka gibi! Ne kadar yer gezdiysek istediğimiz dümdüz tülü bulamadık. Babanız tutturdu “Yahu şunun hazırı yok mu gidip alsak ne var?!” diye. Hiç olur mu a kocam, hiç olur mu? Hiç hazırla el emeği bir olur mu? Bir kere, hazır kapı süsleri ya pembe, ya mavi. Single çalışma yani. Bir iki yerde bir kız bir oğlan ikizleri için, yarısı pembe, yarısı mavi olanları da gördüm ama onlar hem çok uyduruk görünüyordu, hem de hala bize hitap etmiyor. Oğlanlardan biri demez mi ilerde, “Hani bu kapı süsünde bana yer yok” diye? Benim hevesim kursağımda kalıp ağlamaklı hallere düşünce, babanız şehrin altını üstüne getirmiş, nerden bulduysa bana metrelerce gelinlik tülü bulmuş getirmiş. Öyle çok ki, bununla kapı süsünün üstüne bi de kızıma gelinlik dikebilirim yani.

Ben malzemelerin tamamlanmasının verdiği hevesle apar topar koyuldum işe tabi. Ama bu karnım burnumda halle öyle kolay olmadı. Tülü düzgün kesmek zor, kayıyor. Babanıza da tutturdum ucundan, gece boyu biçki dikiş yaptık beraber. Adam en sonunda iflas etti gitti vurdu kafasını. Ama ben yılmadım ve bu saati ettim. Ama çok güzel oldu yaaa! Aslında işim yeni bitmedi. Ama abartısız tam 1 saattir karşısına geçtim izliyorum. İzlemeye doyamıyorum. Delilik belirtisi olabilir mi ki?

Reklamlar

2 thoughts on “EVİMİZİN EL İŞLERİ ATÖLYESİ/32.Hafta

Haydi sen de bir şey söyle :)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s