MUCİZE… /9.Hafta

Uzun bir depresyon döneminin ardından merhaba sevgili günlük ve minik kuşlar 🙂

Bu satırlar arasında gülücük görebiliyorsanız, sebebi aradan uzunca bir vakit geçip ananızın düştüğü dipsiz bunalım kuyusundan büyük ölçüde çıkabilmiş olmasıdır 🙂

Ulen siz üç kişiymişiniz, niye söylemiyonuz??? 🙂

İkiz düşüncesine alışmak o kadar da zor olmamıştı. Bir süre sonra kabullenmiş, benimsemiştim. Hatta duruma güzel yönler uydurup uydurup sevinmeye bile başlamıştım. Ta ki üç bebek haberini alana kadar…

Üzgünüm ama bu benim için hiç de kolay olmadı. Başta öğrenişim olaylı oldu zaten… Bir gün dayanılmaz bir karın ağrısıyla acilde buldum kendimi. Gidene kadar yerlerde yuvarlanışıma, komşuları ayağa kaldırışıma, taksiciye ambulans şöförü muamelesi etmeye, doktorun odasına kapıdaki yığınla hastayı ezip geçerek bi hışımla girmemize, üstüne üstlük adamın odasına acıdan bi güzel kusmama filan hiç girmiyorum bile(İyi ki girmedim). Hayatımda bir daha bu kadar acı çekebileceğimi sanmıyorum. Üçünüzü normal yolla doğursam bile! Tarifi imkansız bir acıydı. “Düşük mü yapıyorum?” korkusu da diğer yandan… O gün olup bitenler (şu az önce saydığım) aslında birer hayal gibi, silik. Yalnız şurası gayet net:Sakin, soğukkanlı bir ses, “Evet, işte şurda bir kese daha.. Bebekler üçüz…”…..

Sonrası derin bir sessizlik… Bakışmalar…

İkiz haberindeki ağlayışa karşılık, sessiz bir kabulleniş… O anda yaşadığım şoku hiçbir cümle anlatamaz. Anlatmaya çalışmıycam bu yüzden…

O geceyi hastanede geçirdim. Gece başhemşire bile odama gelip, bebeklerden birini veya ikisini aldırmamam için beni ikna etmeye çalıştı. Böyle bir düşüncem hiç olmadı ki zaten! Bana hamilelik sevincimi unutturan bir çaresizlik geldi oturdu yüreğime. Ama yine de öyle bir yolu hiç düşünmedim…

Bu ruh halini üstümden atmam hiç kolay olmadı. Tebrik yerine teselli telefonları aldım günlerce. İçim daraldı, daraldı…Bu bir ödül mü, ceza mı? Beni ne bekliyor, hayatımın geri kalanı nasıl olacak, bilmiyorum…

Belki de bu bunalımın da etkisiyle hasta olup yataklara düştüm. Günlerce salya, sümük, halsiz, iştahsız, kendimi eve kapatıp düşündüm…

Tamam tamam güzel şeyler de söyliycem şimdi… 🙂

Bu yorgun ve stresli dönem, belki de bugün son buldu diyebilirim. Bugünkü kontrolümüzde ilk kez somut şeyler yaşadık size dair. Kalp atışlarınızı gördük minik kuşlarım. Evet duyduk ve ‘gördük’! İkişer cm.lik boyunuz, minicik kafalarınız, arada hareket eden minik kol ve bacaklar ve en önemlisi, küçücük nokta kadar, ekranda hızlı hızlı yanıp sönen, pıtı pıtı atan üç tane kalp… İki damla yaş süzüldü o an yanaklarımdan. Ve öyle pişman oldum ki, üçüz olduğunuz için  ağlayıp üzüldüğüme… Babanızla göz göze gelmemiz ve aklımızdaki bütün düşüncelerin eşzamanlı değiştiğini sanki görerek, bilerek ve bunu onaylayarak birbirimize o bakışımız, onun dolan gözleri, gözümün önünden gitmiyor… O bir saniyede duygu dünyam öyle büyük bir hızla değişti ki, o sırada bana “redüksüyon nedir”i anlatıp tavsiye eden doktoruma nasıl ters bir cevap verdiğimi duyunca ben bile şaşırdım… Ben böyle bir cinayeti nasıl işlerim? Bu ekranda yanıp sönen kalplerden hangisine “Sen dur!” derim??? Bu korkunç düşünceyi, bir daha getirmemek üzere aklımdan kovuyorum. Artık tek isteğim, hepinizin en sağlıklı şekilde dünyaya gelip evimizi şenlendirmeniz. Birden bire beş kişilik koca bir aile oluyoruz, ne tuhaf! 🙂

(Hamileliğimin 5.haftasında, üçüz olduğunuzu da öğrenmeme vesile olup beni acillere düşüren sebebi söylemeyi unuttum, sizin 6 katınız büyüklüğündeki iki kist. Doktor, zamanla kaybolabilir demişti. Bugünkü kontrolde adı bile geçmedi. Ben de sormayı unuttum. Sanırım kaybolmuşlar. Aferin minik kuşlar, o iki canavarı yenmeyi başardınız! 🙂 )

Reklamlar

11 thoughts on “MUCİZE… /9.Hafta

  1. teselli telefonları niye? tamam sen şoktasın anladım da millete ne oluyor?? ne kadar guzel 3 tane mimi minnacık yavrun oluyor sağlıkla sıhhatle kucağına alacaksın ilerde. birileride bazı şeyelere iyi yanından baksa vah vah tuh tuh diyeceğine… tamam zor ve yıpratıcı dönemlerin olacak belki ama hepsi seni daha guclu kılacak, daha mutlu edecek… bizim tek çocukla bile olan delirmelerimizi sen 3 kat fazla yaşayacaksın ama 3 kat daha çok sevileceksin,3kat daha fazla öpüleceksin… daha ne olsun:)))

    • Ne güzel demişsin, “3 kat fazla sevilip,3 kat fazla öpüleceksin” işte bu düşünce tüm sıkıntıları siler süpürürrrrr :)))
      Teselli telefonları aslında ben bunalıma girdim kendimi eve hapsettim diyeydi. tebrik etmek için arayanlar teselli etmek zorunda kalıyolardı. ama doğum yaptıktan sonra o tip insanlar hiç eksik olmadı hayatımdan. Güzel tarafları görüp gstereceğine “ayyy ne zorrrrr Allah sana sabır versiinnnn!” biri ölmüş gibi sanki tövbe tövbe.. Neyse ki alıştım onlarla yaşamaya. Etkilenmiyorum 🙂

  2. Önce gözlerim doldu okurken, sonra kendimi dudagimi büzmüs ve burnumu cekerken buldum. Cok sey yazmak isterdim ama cok duygulandim. Yazamiyorum…

  3. Merhaba sizi ig den farkettim blogunuza goz atayim dedim. Henuz cok incelemedim ama cok merak ettim tup bebek disinda ucuz gebelik olasiliginin cok az azolduguni biliyorum. Acaba bebeklerinz tup bebekle mi oldu?

Haydi sen de bir şey söyle :)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s